Siyasette kazanmak kadar kaybetmeyi de olgunlukla karşılayabilmek önemlidir. Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, Türkiye Belediyeler Birliği seçimlerinde rakibi olan Ayşe Ünlüce ile Avrupa Konseyi’nde yan yana gelerek siyasi rekabetin insani ilişkilerin önüne geçmemesi gerektiğini bir kez daha gösterdi.

Siyasetin en çok ihtiyaç duyduğu şeylerden biri nezaket.

Özellikle de siyasi rekabetin sertleştiği, farklı görüşlerin zaman zaman kişisel tartışmalara dönüştüğü bir dönemde...

İşte tam da böyle bir ortamda, Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın'ın Avrupa'dan verdiği görüntü üzerinde durmaya değer.

Hatırlayalım...

15 Ekim'de Ankara'da gerçekleştirilen Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) Başkanvekilliği seçimlerinde iki önemli isim karşı karşıya geldi.

Cumhur İttifakı'nın adayı Tahir Büyükakın ve Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce.

Seçim oldukça çekişmeli geçti.

Dört tur süren oylamanın sonunda kazanan Ayşe Ünlüce oldu.

Ancak siyasette asıl mesele bazen sandıktan çıkan sonuç değil, sandık kapandıktan sonra sergilenen tavırdır.

Ankara'da rakip, Avrupa'da aynı masada

Seçimlerin üzerinden henüz iki hafta bile geçmemişken bu kez adres Fransa'nın Strazburg kenti oldu.

Avrupa Konseyi Yerel ve Bölgesel Yönetimler Kongresi'nin 51. Genel Kurulu'na katılan Tahir Büyükakın, Türkiye Ulusal Heyeti Başkanı sıfatıyla önemli temaslarda bulundu.

Avrupa Konseyi Genel Sekreteri Alain Berset ile gerçekleştirilen görüşmede Ayşe Ünlüce de vardı.

Ankara'da birbirlerine rakip olan iki belediye başkanı, Avrupa'da aynı heyetin içerisinde, yan yana görüntülendi.

Bana göre bu fotoğrafın anlamı, sıradan bir protokol görüntüsünün çok ötesinde.

Çünkü siyasi rekabet başka, devlet ve millet adına sorumluluk üstlenmek başka bir şeydir.

Tahir Büyükakın'ın sergilediği yaklaşım da tam olarak bu ayrımın önemini hatırlatıyor.

Büyükakın için rekabet sandıkta kaldı

Aslında Tahir Büyükakın'ın seçim öncesindeki açıklamalarına bakıldığında bu görüntü hiç de şaşırtıcı değil.

Büyükakın, Ayşe Ünlüce ile Avrupa Konseyi çalışmalarından tanıştıklarını belirtmiş, aralarındaki ilişkinin nezaket çerçevesinde sürdüğünü ifade etmişti.

Seçimi kimin kazanacağından bağımsız olarak ülke ve belediyeler için hayırlı bir sonuç temennisinde bulunmuştu.

Bugün Strazburg'da ortaya çıkan fotoğraf, o günkü sözlerin ardından gelen tutarlı bir görüntü oldu.

Bir seçimde rakip olmak, ertesi gün aynı ülkenin menfaatleri için birlikte çalışmaya engel değildir.

Büyükakın'ın yaklaşımında dikkatimi çeken de bu.

Kaybettiği seçimin ardından rakibiyle aynı uluslararası heyette yer almak, ortak çalışmalara devam etmek ve kurumsal sorumluluğunu sürdürmek...

Bunlar siyasette olması gereken ancak her zaman göremediğimiz davranışlar.

Nezaket zayıflık değil, siyasi olgunluktur

Bizim siyasetimizde zaman zaman sert konuşmak güçlü olmakla, uzlaşmak ise geri adım atmakla karıştırılıyor.

Oysa nezaket bir zayıflık değildir.

Aksine, insanın kendisine ve temsil ettiği makama duyduğu saygının göstergesidir.

Tahir Büyükakın ile Ayşe Ünlüce farklı siyasi çizgilerden geliyor olabilir.

Bir seçimde karşı karşıya gelmiş olabilirler.

Ama söz konusu Türkiye'nin uluslararası temsili olduğunda ortak bir sorumluluğu paylaşmaları son derece kıymetli.

Üstelik bu görüntü yalnızca Büyükakın açısından değil, Ayşe Ünlüce açısından da siyasi olgunluğun bir örneği.

İki ismin seçim rekabetini uluslararası çalışmalara taşımaması, yerel yönetimlerde ihtiyaç duyulan diyalog kültürünü hatırlatıyor.

Kocaeli adına da önemli bir görüntü

Tahir Büyükakın yalnızca Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı değil.

Aynı zamanda Avrupa Konseyi Yerel ve Bölgesel Yönetimler Kongresi'nde Türkiye Ulusal Heyeti Başkanı olarak görev yapıyor.

Dolayısıyla Strazburg'daki duruşu, Kocaeli'nin uluslararası platformlardaki temsili açısından da önem taşıyor.

Siyasi görüşlerimiz farklı olabilir.

Belediye hizmetlerini eleştirebilir, alınan kararları tartışabiliriz.

Ancak doğru bulduğumuz bir davranışı takdir etmekten de kaçınmamalıyız.

Ben bu fotoğrafta seçim kaybetmiş bir siyasetçinin kırgınlığını değil, görevine devam eden bir belediye başkanının kurumsal sorumluluğunu görüyorum.

Asıl kazanç bu anlayışın yaygınlaşması

Siyasette seçimler yapılır.

Birileri kazanır, birileri kaybeder.

Bugün rakip olanlar yarın aynı masada oturabilir.

Önemli olan, rekabetin saygıyı ortadan kaldırmamasıdır.

Tahir Büyükakın'ın Avrupa Konseyi'nde Ayşe Ünlüce ile yan yana gelmesi, bu açıdan güzel bir örnek oluşturdu.

Elbette bir fotoğraf tek başına bir siyasetçinin bütün siyasi hayatını anlatmaz. Ancak ortaya konulan tavır, geçmişte söylenen sözlerle birlikte değerlendirildiğinde anlam kazanır.

Ankara'da sandıkta rakip olan iki ismin, Avrupa'da Türkiye için aynı heyette buluşması siyasetin özlenen yüzünü gösterdi.

Büyükakın'ın nezaketi de bu görüntüyle Avrupa'da bir kez daha kendisini gösterdi.

Keşke bu anlayış yalnızca uluslararası toplantılarda değil, ülkemizdeki bütün siyasi tartışmalarda da hâkim olsa.

Çünkü Türkiye'nin ihtiyacı, birbirini yok sayan değil, farklılıklarına rağmen aynı masada oturabilen siyasetçilerdir.

Son sözüm şu: Sandıkta kazanmak bir başarıdır. Ancak sandıktan sonra nezaketi koruyabilmek de ayrı bir erdemdir.