Bu makalenin konusu ev tipi hapishane, yani sen. Evet bu cümle siz değerli okuyucularıma biraz garip gelebilir. Ama kendi başarının önündeki en büyük engel yine sensin, bunu unutma.
Kendi zincirlerinden kurtulmalısın. Peki bunu nasıl yapacaksın? İşte bu makalede sana bununla ilgili önemli ip uçları vermeye çalışacağım.
İnsanlar kendini zamanla kendini bir şekilde eve hapseder. Dışarı çıkmak istemez. Sosyal olmaktan kaçınır. Kendine duvarlar örer.
Hayatın boyunca asla bu engelleri kendinize koymayın. Kendinizi sınırlamamanız gerekiyor. Bir neslin taşları öbürüne dar geliyor.
Ailenizin size ördüğü duvarlar başarılı olmanızı engeller. Kendinizi eve kapatarak kötülüklerden korunduğunuzu sanmayın.
Bu duvarlar sizi koruyamaz. Sen duvar örüyorsan insanlara göre esnek olmalı. Güvenli bir kale inşa ediyorsun ve kendini gömüyorsun.
İnsanları dışarda tutarak kendini canlı canlı gömüyorsun. O duvarın hammaddesi hayal kırıklığı ve cesaret.
Cesaret edemediği için ve İngilizce bilmediği için yurt dışına çıkamayan insanlar var.
Çık, yaşa, gör ve dünyayı anla. İçine kapanma. Hayatındaki nimetlerin kıymetini bil. Elinde bir sürü imkan var kendi hapishanende çürümeyi tercih ediyorsun. Telefona bakarken hayatı kaçırmayın.
Sosyal medya beğenisi için yaşadığınızın yarısını kendiniz için yaşayın. Tatile gidiyorsunuz sosyal medya paylaşımı yapmaktan anın tadını çıkaramıyorsunuz. Lütfen kendiniz için yaşayın.
Başkalarına karşı bir sorumluluğunuz yok. Lütfen kendinizi bir tık dışarıya açın.
O duvarınızı bazen sevgi yüzünden de kuruyorsunuz. Sevdiklerinizi hayatın merkezine koyuyorsunuz. Bu çok yanlış. Kendinizi önemseyin.
A sosyallik en büyük ev tipi hapishanedir. Tek başınıza bile olsa bir tura çıkın.
Lütfen kendi hücrenizden çıkın. Açık havaya çıkman bir işe yaramıyor. Bin bir trene bir yere git. Eskişehir'e git. Kendini kapatma.
Siyah beyaz filmleri izleyin. Sinemaya gidin. Bu hayat sizin. Travmalarınız nedeniyle elinizden uçmasına izin vermeyin.