Bizleri Ramazan’a kavuştur diye 2 ay öncesinden dua etmeye başlamıştık.
Nihayet sağ salim ulaştık.
19 Şubat 2026 Perşembe günü il sahurumuza kalkmış olacağız.
Ramazan ayı hayırlara vesile olsun. Ramazan ayı sadece takvimde bir ay değildir.
Ramazan kelimesinin kökü Ram’dır yani; yaz sonu yağan, yer yüzünü tozdan arındıran ilk rahmet yağmuru demektir.
1 yıldır biriken kalbin tozunu yıkamak için gelir ramazan.
Ramazan başka köke göre Ramadan'dan gelir. Güneşin hararetinden taşların yanması anlamını taşır.
Ramazan günahı yakıp kül eder.
Uyanık bir kalp ancak bu günahları yakar.
Ramazan sen hangi günahını yakmaya talipsin diye sorar.
Ramazan bittiğinde sadece kilo veriyorsan, iftar sofrası hatırası biriktirdiysen kalp hala yerli yerinde duruyorsa bize ramazan uğramış ama dokunmamış demektir.
Yanmayı göze almayan arınamaz, temizlenmeyi öğretir.
Ramazan orucu sadece bireysel bir ibadet değildir.
Ramazan İslam medeniyetinin dalgalanan bayrağıdır.
Oruç tutarken dünyaya şunu ilan ederiz. Ben Müslümanım ben teslim oldum.
Ramazan bize kimliğimizi hatırlatır.
İnsan bazen gaflet yaşıyor, sahip olduklarının sahibini unutuyor.
Ramazan bize gafleti bırak, şefkatle bak diyor.
Oruç gaflete karşı bir edeptir.
Nimeti yutmayı değil, tanımayı öğretir.
İnsanlık tarihine baktığımızda büyük acıların ekmek kavgasından çıktığını görüyoruz.
Paylaşım bozulduğunda biri aşırı doyar, biri açlık yaşar. Savaşlar böyle başlar.
Bu dengesizlik nasıl giderilir;
Çatışmaya adaletle köprü kurarak.
İşte, İslam köprü kurar.
Oruç aslında empati üretir.
1 ay boyunca açlığı hisseden bir insanın fakirin haline duyarsız kalması mümkün olmaz.
Zekat toplumsal barış sözleşmesidir.
Ramazanda fakir ve zengin arasındaki mesafe kısalır.
Toplumu ayakta tutar.
Ramazan bize şunu öğretiyor.
Bu dünya nimetleri geçici, kalıcı olan ahiret.