Bazen uzaklara gitmek isteriz…
Şehrin gürültüsünden, trafiğinden, betonundan birkaç saatliğine kaçıp nefes almak için kilometrelerce yol yaparız. Yuvacık’a, Kartepe’ye, Kandıra’ya rotamızı çevirir; doğanın içinde birkaç saat geçirebilmek için uzun yolları göze alırız.
Peki ya yanı başımızdaki güzellikler?
İşte Çubuklu Osmaniye tam da bu sorunun cevabı.
İzmit merkeze yaklaşık 13 kilometre uzaklıkta. Yani öyle “şehirden kaçmak için saatlerce yol yapmak gerekiyor” denilecek bir mesafede değil. Kısa bir araç yolculuğunun ardından kendinizi bambaşka bir atmosferin içinde buluyorsunuz.
Burası Sadece Bir Mesire Alanı Değil
Çubuklu Osmaniye’deki mesire alanını dinlerken aslında sadece yeni yapılmış bir piknik alanından söz etmediğimizi fark ediyorsunuz.
Buranın bir hikâyesi var.
Mahalle Muhtarı Nurettin Güneş’in anlattığına göre burası geçmişte köyün bayramlarda buluştuğu, çocukların salıncaklarda oynadığı, insanların bir araya geldiği özel bir noktaymış.
Yıllar sonra aynı alanın yeniden hayat bulması, bana göre bir mahallenin geçmişiyle bugününü buluşturması açısından da oldukça kıymetli.
Çünkü şehirler yalnızca yeni yollar, binalar ve parklarla büyümüyor.
Geçmişten kalan değerleri yaşatabildiğimiz ölçüde şehir olabiliyoruz.
“Yuvacık’tan Ne Farkı Var?”
Muhtar Nurettin Güneş’in bir cümlesi özellikle dikkatimi çekti:
“Yuvacık’a gidiyor insanlar. E Yuvacık’tan ne farkı var burada?”
Aslında üzerinde düşünülmesi gereken bir soru.
Çünkü Kocaeli’nin doğası denildiğinde aklımıza birkaç popüler nokta geliyor. Oysa bu şehrin dört bir yanında keşfedilmeyi bekleyen köyleri, dereleri, ormanları ve mesire alanları var.
Çubuklu Osmaniye de bunlardan biri.
Üstelik burada doğanın kendisi başrolde.
Ağaçlar, kuş sesleri, akan dere ve temiz hava…
Bazen aradığımız huzurun çok uzaklarda olmadığını hatırlamak gerekiyor.
Artvin’i Hatırlatan Bir Kocaeli Köşesi
Çubuklu Osmaniye’yi anlatırken en dikkat çekici ifadelerden biri de “Artvin havası” oldu.
Muhtar Güneş, Artvin’den gelen biri olarak buradaki doğanın kendisine memleketini hatırlattığını söylüyor.
Belki de Çubuklu Osmaniye’nin en güzel tarafı bu.
Bir tarafta İzmit’e yakınsınız, diğer tarafta şehirden kopmuş hissediyorsunuz.
Sabah kuş sesleriyle uyanabileceğiniz, dere kenarında oturabileceğiniz, çocukların doğayla iç içe vakit geçirebileceği bir alan…
Bunu kıymetli bulmak gerekiyor.
Şehrin Yakınındaki Güzellikleri Keşfetmeliyiz
Kocaeli’de yaşayanlar olarak bazen kendi şehrimizin güzelliklerini yeterince tanımıyoruz.
Başka şehirlerdeki doğal alanları sosyal medyada görünce hayran kalıyor, hatta oraya gitmek için plan yapıyoruz.
Oysa aynı güzelliklerin bazıları birkaç kilometre ötemizde.
Çubuklu Osmaniye bunun güzel bir örneği.
Belki de hafta sonu için yeni bir rota arayanların haritasına burayı da eklemesi gerekiyor.
Çünkü bazen yeni bir yer keşfetmek için şehirden çıkmak değil, şehrimize başka bir gözle bakmak yeterli.
Bir De Muhtarın Daveti Var
Nurettin Güneş’in sözlerinde samimi bir davet de var:
“Kocaeli’de Artvin hissini yaşamak isteyenleri Çubuklu Osmaniye’ye bekliyoruz.”
Bence bu davet sadece bir mesire alanına değil, mahallenin kendisine yapılan bir davet.
Gelin, görün, oturun, doğanın sesini dinleyin…
Belki de yıllardır yanı başımızda duran ama fark etmediğimiz bir güzelliği keşfetmiş olursunuz.
Ve kim bilir…
Bir sonraki hafta sonu için “Nereye gitsek?” diye düşünürken cevabınız çok uzaklarda değil, İzmit’in sadece 13 kilometre ötesinde olabilir.
Çünkü bazen en güzel keşifler, en yakınlarımızda saklıdır.