Kıymetli okuyucularım, bugün size Anadolu’nun dağ köylerinden şehir pazarlarına kadar uzanan, mayhoş tadıyla damakta iz bırakan ama şifası çoğu zaman yeterince bilinmeyen çok kıymetli bir meyveden, kızılcıktan bahsetmek istedim. Özellikle sonbahar aylarında pazarlarda gördüğümüz bu kırmızı nimet, yalnızca hoşafı ya da marmelatı yapılan bir meyve değil; adeta bağışıklığın sessiz destekçilerinden biridir.
Kızılcığın Latince adı Cornus mas L. olarak bilinmektedir. Halk arasında kızılcık, kiren veya ergen adıyla da anılır. Küçük kırmızı taneleri içinde insan sağlığı için çok değerli biyolojik bileşenler taşır. İçeriğinde bol miktarda C vitamini, antosiyaninler, flavonoidler, tanenler, fenolik asitler, potasyum, magnezyum, kalsiyum ve doğal antioksidan bileşikler bulunmaktadır. İşte bu zengin içerik onu sıradan bir meyveden çıkarıp doğal destekleyici bir besin haline getirir.
Özellikle bağışıklık sistemini güçlendirmede oldukça dikkat çeken bir meyvedir. Mevsim geçişlerinde sık hastalananlar, halsizlik yaşayanlar veya vücudun direncini artırmak isteyenler için kızılcık oldukça kıymetli bir destektir. İçerdiği yüksek antioksidan maddeler, vücudu serbest radikallerin zararlı etkilerinden korumaya yardımcı olur.
Kızılcığın en dikkat çeken yönlerinden biri de bağırsak sistemi üzerindeki etkisidir. Hafif ishal durumlarında bağırsakların toparlanmasına yardımcı olduğu halk arasında uzun yıllardır bilinmektedir. Bunun yanında mideyi desteklediği, sindirimi kolaylaştırdığı ve mide asidini dengelemeye katkı sunduğu da ifade edilmektedir. Özellikle ağır yemeklerden sonra kızılcık kompostosu birçok kişi için rahatlatıcı olmuştur.
Kalp ve damar sağlığı açısından da oldukça kıymetlidir. İçeriğindeki flavonoidler damar yapısını desteklemeye yardımcı olabilir. Kötü kolesterolün dengelenmesine katkı sunduğu, dolaşımı desteklediği ve damar sertliğine karşı koruyucu özellik gösterebildiği yönünde dikkat çekici çalışmalar bulunmaktadır.
Kızılcık aynı zamanda böbrek ve idrar yolları için de faydalı görülen meyvelerden biridir. İdrar yollarının temizlenmesine destek olabileceği, özellikle mikrobik yükün azaltılmasına yardımcı doğal bileşikler içerdiği bilinmektedir. Bu yönüyle meyvesi kadar doğal kızılcık şerbeti de oldukça değerlidir.
Bir başka önemli özelliği ise ateşli hastalıklarda vücudu serinletici etkisinin bulunmasıdır. Özellikle susuz kalan vücudu toparlamaya yardımcı olması nedeniyle geleneksel mutfaklarımızda kızılcık hoşafı boşuna yapılmamıştır. Ancak burada önemli olan aşırı şekerli tüketimden kaçınmaktır.
Kızılcık; taze meyve, marmelat, tarhana, sirke, doğal şerbet, kurutulmuş meyve veya çay şeklinde kullanılabilir. Çekirdeği ayrılıp hafif kaynatılarak hazırlanan doğal kızılcık suyu, özellikle bağışıklığın desteklenmek istendiği dönemlerde tercih edilebilir.
Şunu da unutmamak gerekir ki her doğal ürün gibi kızılcık da ölçülü tüketilmelidir. Aşırı tüketimi bazı hassas mide yapılarında ekşiliğe bağlı rahatsızlık oluşturabilir.
Kıymetli okuyucularım, bazen en büyük şifa uzak diyarlarda değil, pazar tezgâhında sessizce bizi bekleyen küçük bir meyvenin içindedir. Kızılcık da işte tam böyle bir nimettir; küçük görünür ama faydası büyüktür.