Uluslararası emtia borsalarında son bir haftalık işlem periyodu, yatırımcıların güvenli liman algısını sarsan sert fiyat dalgalanmalarına sahne oldu. Amerikan Merkez Bankasının parasal sıkılaşma adımlarına devam edeceği yönündeki güçlü sinyaller, doları küresel ölçekte cazip hale getirirken, faiz getirisi sunmayan altın ve gümüş gibi varlıklardan büyük bir fon çıkışını tetikledi. Buna karşılık, maden sahalarındaki üretim aksaklıkları ve Asya ile Afrika'da baş gösteren kuraklık endişeleri; bakır, pirinç ve kakao gibi alternatif emtiaların değerini hızla yukarı çekti.
ALTIN FİYATLARI VE DEĞERLİ METALLERDE FED ETKİSİ
Eylül ayına ait Amerikan ekonomik göstergeleri beklentilerin oldukça üzerinde sıcak bir tablo çizdi. Ülkede imalat sanayisi PMI verisinin 57 puana, hizmet sektörünün 58,7 seviyesine ve bileşik endeksin 58,4 rakamına ulaşması, piyasalardaki yeni bir faiz artırımı ihtimalini perçinledi. Bu iyimser ekonomik dalgayla birlikte ABD 10 yıllık tahvil faizi yüzde 5,23 ile kritik bir eşiği aşarken, dolar endeksi de 0,7 puanlık bir sıçramayla 100,9 seviyesine oturdu. Yükselen tahvil getirileri karşısında tutunamayan altının ons fiyatı haftalık kapanışını 4 bin 285 dolar noktasından yaptı. Altındaki haftalık erime yüzde 2,1 olarak kayıtlara geçerken, düşüş dalgası diğer değerli madenleri de vurdu. Hafta boyunca yatırımcısına gümüş yüzde 3, paladyum yüzde 2,4 ve platin yüzde 1,2 oranında zarar yazdırdı.
BAKIR KRİZİ VE ENERJİ HATTINDAKİ ARIZA FİYATLARI ZIPLATTI
Değerli madenlerdeki karamsar hava, sanayi metalleri cephesinde yerini arz endişesiyle tetiklenen hızlı yükselişlere bıraktı. Dünyanın en önemli bakır rezervlerinden biri olan Şili'deki Escondida maden kompleksinde çarkların geçici süreyle durması piyasada panik yarattı. Eş zamanlı olarak Şanghay Vadeli İşlemler Borsası depolarında bekleyen bakır miktarının sadece bir hafta içinde yüzde 15,9 gibi dramatik bir düşüşle 47 bin 147 tona gerilemesi, bu sanayi metalinin yüzde 1,1 değer kazanmasını sağladı. Aynı grupta nikel yüzde 1, kurşun yüzde 0,9 oranında değerlenirken; alüminyum ve çinko cephesinde sırasıyla yüzde 0,7 ve yüzde 0,6'lık kayıplar görüldü.
Enerji piyasalarında ise Orta Doğu merkezli jeopolitik diplomasi fiyatlamalara yön verdi. Hürmüz Boğazı'nın ticari trafiğe açılması amacıyla Washington ile Tahran arasında yürütülen diplomatik temaslar yakından izlenirken, bölgedeki kalıcı güvenlik riskleri kasım teslimatlı Brent petrolün varilini yüzde 0,6 primle 104,32 dolar seviyesinde tuttu. Amerika kıtasının iç pazarında ise Batı Virginia bölgesinden geçen ana doğal gaz iletim borusundaki teknik arıza, yerel gaz kontratlarının yüzde 8 oranında fırlamasına neden oldu.
İKLİM KRİZİ TARIMSAL EMTİAYI VURDU
Küresel ısınmanın tetiklediği düzensiz iklim olayları, tarım emtiası pazarında adeta fırtına kopardı. Asya'nın temel besin kaynağı konumundaki Endonezya'da beklenen muson yağmurlarının gecikmesi, Chicago Ticaret Borsası işlemcilerini harekete geçirdi ve pirinç kontratları bir haftada yüzde 6 oranında değerlendi. Benzer bir kuraklık ve rekolte krizinin Fildişi Sahili'nde baş göstermesi, küresel çikolata endüstrisinin can damarı olan kakaonun fiyatına yüzde 5,2 oranında zam olarak yansıdı. Tarım tarafında haftanın diğer kazananları sırasıyla yüzde 1,8 ile pamuk, yüzde 1,6 ile şeker ve yüzde 1,3 ile soya fasulyesi oldu. Piyasada arzı bollaşan buğday ise yüzde 1,4 düşerken, kahve çekirdekleri yüzde 0,9'luk kayıpla haftayı tamamladı.




