Türkiye genelinde işçi ve işveren kesimini doğrudan etkileyen gelir pazarlıkları için geri sayım resmen başladı. Takvim yapraklarının 2027'yi göstermesine sadece üç ay kalırken, hanelerin alım gücünü belirleyecek olan güncel taban aylığın hangi seviyeye çekileceği ekonomi gündeminin ilk sırasına yerleşti. Hayat pahalılığı ve enflasyon verileri ekseninde şekillenecek olan kritik görüşmeler öncesinde, piyasa profesyonelleri olası senaryoları detaylandırmaya koyuldu.
2027 ASGARİ ÜCRET GÖRÜŞMELERİ NE ZAMAN BAŞLAYACAK?
Ülke nüfusunun büyük bir bölümünün maddi kaderini tayin edecek olan Asgari Ücret Tespit Komisyonu'nun çalışma takvimi yavaş yavaş belirginlik kazanıyor. İşçi sendikaları, işveren temsilcileri ve hükümet yetkililerinden oluşan üçlü yapının, aralık ayının ilk günlerinde resmi mesaisine başlaması öngörülüyor. Yaklaşık dört hafta sürecek yoğun tartışmaların ardından kamuoyuna duyurulacak olan nihai rakam, çalışanların ocak ayındaki bordrolarına zamlı olarak yansıyacak.
MASADAKİ İLK RAKAM: YÜZDE 30 ARTIŞLA 36 BİN LİRA
Resmi yetkililerin masaya oturmasına aylar olsa da finans dünyasının önde gelen isimleri hesaplamalarını şimdiden paylaşıyor. Ekonomist Muhammed Bayram'ın yaptığı güncel değerlendirmelere göre, makroekonomik göstergeler ışığında taban gelir seviyesine yüzde 30 oranında bir ilave yapılması en güçlü ihtimal olarak değerlendiriliyor. Bu matematiksel öngörünün gerçekleşmesi durumunda, yeni yılda uygulanacak maaşın 36 bin Türk Lirası bandına oturması bekleniyor.
Alınacak olan bu karar sadece dar gelirlileri değil, tüm ekonomik sistemi derinden etkileyecek. Belirlenen yeni tutar; işsizlik maaşı ödeneklerinden kıdem tazminatı tavanına, genel sağlık sigortası primlerinden stajyer ücretlerine kadar oldukça geniş bir yelpazedeki yasal kalemleri otomatik olarak güncelleyecek. Sendikaların aralık ayındaki pazarlıklara hangi taleplerle gideceği ise ekim ve kasım aylarında açıklanacak enflasyon verileriyle kesinleşecek.



