Ağustos ayında test ettiği tarihi seviyelerden geri çekilmesine karşın 4.100 dolar bareminin üzerindeki tutunma çabasını koruyan kıymetli maden, üçüncü çeyreği yaklaşık yüzde 4 primle geride bırakmanın eşiğine geldi. Amerikan 10 yıllık tahvil faizlerinin 87 baz puanlık sıçramayla yüzde 5,27 seviyesine çıkarak son 20 yılın zirvesini görmesi emtia üzerinde maliyet baskısı oluştursa da, sarı metalin sergilediği direnç uzmanların radarına girdi.
ONS ALTIN FİYATLARINDA DÖRDÜNCÜ ÇEYREK BEKLENTİLERİ VE RİSKLER
Kıymetli madenin çeyrek boyunca ağırlıklı olarak 4.000 ile 4.500 dolar bandında dalgalandığını hatırlatan analist Fawad Razaqzada, Amerikan dolarının güçlenmesine ve getirilerin tırmanmasına rağmen piyasada derin bir satış baskısının oluşmadığına dikkat çekti. Zorlu makroekonomik koşullara direnen bu performansın yılın son çeyreğinde çok daha kuvvetli bir toparlanmayı tetikleyebileceğini dile getiren tecrübeli piyasa analisti, sürece temkinli bir iyimserlikle yaklaştığını kaydetti.
Fiyatlama mekanizmasında Hürmüz Boğazı'ndaki tansiyonun da belirleyici rol oynayabileceğine değinen Razaqzada, boğazın yeniden seyrüsefere açılması yönünde sağlanabilecek olası bir uzlaşının merkez bankalarını faiz rotasını durdurmaya veya ötelemeye yöneltebileceğini, böyle bir tablonun da altına güçlü bir zemin hazırlayacağını öngördü.
MERKEZ BANKALARININ TALEBİ VE FED ETKİSİ
Önümüzdeki dönemde ana göstergenin Washington kaynaklı para politikası kararları etrafında şekilleneceği değerlendiriliyor. Piyasalar sene sonuna dek en az bir faiz artışı ihtimalini masada tutarken, Federal Rezerv'in enflasyonla mücadele kapasitesine dair soru işaretleri güncelliğini koruyor. Yatırımcıların ABD Merkez Bankası'na olan güveninin zedelenmesi senaryosunda, Amerikan dolarında gözlenebilecek olası geri çekilmenin altın, gümüş, Bitcoin ve mali disiplinini koruyan ülkelerin para birimlerine destek sağlayacağı belirtiliyor.
Rezervlerini çeşitlendirme arayışındaki küresel merkez bankalarının alım iştahının dördüncü çeyrekte de kesilmeyeceğini dile getiren Razaqzada, borçlanma kağıtlarındaki dalgalanmalar sebebiyle otoritelerin ABD Hazine tahvillerinden uzaklaşarak fiziki altın rezervlerine yönelebileceğini bildirdi. Bu kurumsal talebin, borsa yatırım fonları (ETF) ve vadeli işlemler piyasasındaki spekülatif alıcıları da beraberinde sürükleyebileceği kaydedildi.
TEKNİK ANALİZDE 4.400 DOLAR VE 5 BİN DOLAR HEDEFİ
Teknik çizelgede 4.000 dolar seviyesinin uzun vadeli güçlü bir destek tabanı oluşturduğunu aktaran analist, ağustos başındaki sıçramanın akabinde grafiklerde alçalan üçgen formasyonunun şekillendiğini açıkladı. Pozitif ivmenin netleşebilmesi adına öncelikle 4.400 dolar civarında bulunan direnç hattının aşılması gerekiyor.
Olası bir yukarı yönlü kırılmada fiyatların ilk etapta 4.500 dolara, ardından ağustosta görülen 4.696 dolarlık tepe noktasının hemen yukarısındaki 4.700 dolar bandına doğru hareketlenebileceği hesaplanıyor. Razaqzada, grafikte 4.700 dolar eşiğinin üzerinde kalıcılık sağlanması durumunda bir sonraki açık teknik hedefin doğrudan 5.000 dolar seviyesi olacağını vurguladı.





