Pandemi süreciyle birlikte iş dünyasına kalıcı olarak yerleşen uzaktan çalışma modelinde hukuki belirsizlikler büyük oranda ortadan kalkıyor. İşçi ile işveren arasındaki güç dengelerini korumak amacıyla hazırlanan mevzuatlar, sahada sıkça karşılaşılan anlaşmazlıklara net çözümler sunmaya başladı. Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) Uzmanı İsa Karakaş, kaleme aldığı son değerlendirmesinde ev ile ofis ayrımını belirleyen hayati kriterlere dikkat çekti. Uzman isme göre, şirket yöneticileriyle personel arasında sadece söze dayalı yapılan esnek mutabakatların yasal düzlemde hiçbir geçerliliği kalmadı.
EVDEN ÇALIŞMA SİSTEMİNDE YAZILI SÖZLEŞME ŞARTI
Yürürlükteki yasal düzenlemelere göre, mesaisini ikametgahından veya farklı bir mekandan yürüten personeller için resmi bir hizmet akdinin düzenlenmesi tamamen zorunlu. İmzalanacak bu bağlayıcı metinde personelin tam olarak hangi görevi üstleneceği, kurum içi iletişimi nasıl kuracağı, çalışma mekanının koordinatları ve mesai bitiş sınırları kalem kalem yazılmak durumunda. Çalışanların en çok mağduriyet yaşadığı elektrik ve internet faturalarının şirket tarafından karşılanıp karşılanmayacağı da doğrudan bu protokolle güvence altına alınıyor. Kurum tarafından aksi yönde bir karar alınmadığı müddetçe; yazılım, telefon veya donanım gibi temel araçların patron tarafından temin edilmesi şart. Sağlanan bu şirket ekipmanlarının mutlaka zimmet evrakıyla teslim edilmesi, yaşanabilecek muhtemel teknik arızalarda tamir masrafının şirket kasasından ödenmesi gerekiyor.
GECE YARISI MESAİ TALEBİNE HUKUKİ FREN
Mesainin ikametgahta gerçekleşmesi, personelin günün yirmi dört saati bilgisayar başında nöbet tutacağı anlamına gelmiyor. Karakaş, şirket yönetimlerinin mesai saatleri dışında çalışanları mesaj veya e-postalarla rahatsız edemeyeceği konusunda uyarıyor. Belirlenen standart mesai dilimlerinin dışına çıkılması gereken yoğun dönemlerde, yönetimin mutlaka yazılı bir talep oluşturması ve çalışanın da bu talebe özgür iradesiyle yazılı onay vermesi şart koşuluyor. Hukuki sınırlar, haftanın sadece birkaç günü ofise giden karma (hibrit) modelde çalışan personelleri de birebir koruyor.
BİLGİSAYARINI AİLESİNE KULLANDIRAN TAZMİNATINI YAKABİLİR
Sistemdeki en sert yaptırımlar ise kurum içi veri güvenliğinin ihlali durumlarında devreye giriyor. Ev ortamının sunduğu rehavete kapılıp iş için tahsis edilen cihazı oyun oynamak veya film izlemek üzere aile üyelerine devretmek, personel açısından çok ağır hukuki sonuçlar doğurabiliyor. Yaşanabilecek en ufak bir şirket verisi sızıntısında, işveren haklı fesih yoluna giderek çalışanı tek kuruş kıdem tazminatı ödemeden işten çıkarma hakkını elinde bulunduruyor. Yönetim kademesi ise olası siber saldırılara karşı gerekli yazılımsal altyapıyı kurmak ve kadrosuna siber güvenlik eğitimleri vermekle mükellef tutuluyor.
KİMLER UZAKTAN ÇALIŞAMAZ?
Mevcut yasa, her meslek grubunun uzaktan faaliyet göstermesine olanak tanımıyor. Özellikle mikrobiyolojik tehlikesi bulunan alanlar, radyoaktif maddelerin işlendiği tesisler, tehlikeli kimyasallarla işlem yapılan fabrikalar veya ulusal güvenliği ilgilendiren kamu birimlerinde evden çalışma sistemine kesinlikle izin verilmiyor. Öte yandan ofis düzeninden evden çalışmaya geçmek isteyen bir çalışanın resmi dilekçesine, kurumun en geç bir ay içinde cevap vermesi yasal bir zorunluluk. Evdeki izole düzende verim alamayıp yeniden ofisteki masasına dönmek isteyenlerin talepleri ise yönetimler tarafından öncelikli olarak değerlendirilmek zorunda. Tüm bu kurallara rağmen deprem veya küresel salgın gibi olağanüstü durumlarda yönetim, personelin rızasını aramadan tüm ekibi doğrudan uzaktan mesai modeline geçirebiliyor.




