Farkında mısınız, artık bakanların Kocaeli’ye gelip gitmesine o kadar alıştık ki bu durum kent için sıradan bir gündem haline geldi.

Hatta program Kocaeli’de olmasa, komşu şehirlerden birinde bir kamp ya da temas gerçekleşse bile bakanların ayağı bir şekilde buraya çekiliyor.

Gelmişken Ormanya'da bir doğa yürüyüşü yapıyor, kentin havasını solumadan dönmüyorlar.

​Şu bir gerçek ki Kocaeli, ülke siyasetini yönetenlerin ayrı bir gönül bağı kurduğu özel bir yer haline geldi.

Ankara’ya çok sayıda siyasetçi ihraç etmesi, bürokrat ve siyasetçilerin buradaki köklü aile ve akrabalık bağları ve elbette bu kentin siyasi dinamiklerinin her daim diri, heyecanlı olması bu bağı besleyen en büyük etkenler.

Özellikle doğal güzellikleriyle öne çıkan kamp alanlarımız adeta ayda en az iki bakanı ağırlar hale geldi.

Yuvacık yollarından makam aracı eksik olmuyor desek abartmış olmayız.

Tabii yerel siyasi dinamikler de bu avantajı çok iyi okuyor ve değerlendiriyor.

Kentteki program akışı öyle güzel kurgulanıyor ki ayağı Kocaeli’ye değen her bakan, hemen yerel programlara entegre ediliyor; doğrudan vatandaşla, halkla bir araya getiriliyor.

Buradaki en kritik detay ise şu: Bakanlara yapılan icraatlar kurdele kesim törenleriyle değil, bizzat vatandaşın kullanımındayken sahada gezdirilerek gösteriliyor.

Hizmetin halktaki karşılığını canlı canlı gören bakanlar için bu ziyaretler, Kocaeli’ye kazandırılacak yeni projelerin de kapısını açan anahtar bir role bürünüyor.

Kocaeli artık sadece sanayinin değil, siyasetin de kalbinin attığı adeta bir "protokol şehri", bir başka deyişle Küçük Ankara oldu.