Geçen hafta Muğla taraflarına doğru tatile çıkarken, koluma takacağım ufak bir bilekliği bile Kocaeli’den almayı düşündüm.

Ne de olsa gidilen yerler Marmaris, Bodrum…

“Tatil beldesidir, kazıklanmayalım; oralar simdi ateş pahasıdır”
mantığıyla hareket ettim tabii.

Kocaeli’den 75 liraya aldığım o sıradan bilekliğin, tatil beldesinde 50 lira olduğunu görünce ilk şoku yaşadım.

Sonra bir baktım; sahilde çayın en pahalısı 25 lira, kafelerde soğuk su 20 lira…

Yemek konusuna hiç girmiyorum bile. Bodrum Kalesi’ne karşı, denizin tam sıfırında Bodrum mantısını 250 liraya yiyorsunuz. Çarşının tam göbeğinde, en kalitelisinden tatlılar 300 lira civarında.

Elbette orada da fahiş fiyatlarla turist avlamaya çalışan yerler vardır, bunu inkar edemeyiz. Fakat tatil boyunca zihnimde dönüp duran tek bir cümle oldu:

Kocaeli, Türkiye’nin en pahalı şehri!

Biz bu şehirde her şeyin en alt kalitesini, en fahiş fiyatlara tüketmeye mahkûm mu bırakılıyoruz?

Sanayi kenti olmanın, üretmenin, alın teri dökmenin karşılığı bu pahalılık mı olmalıydı?

Soruyorum size: Reva mı bu bize?