Marmara Denizi'nin farklı noktalarında ve özellikle Gemlik Körfezi ile İzmit Körfezi'nin bazı kıyı şeritlerinde suyun rengi yeşil, kahverengi ve turkuaza büründü. Kıyıya vuran bu renkli tabakayı yorumlayan Prof. Dr. Mustafa Sarı, korkulan görüntünün kaynağını şu sözlerle açıkladı:

Bilimsel Gerçek: "Şu an denizde gördüğümüz lacivert, turkuaz ve pas rengi tabakalar doğrudan bir müsilaj oluşumu değil. Bu durum, deniz ekosistemindeki dengenin bozulmasıyla ortaya çıkan aşırı alg (mikroskobik yosun) çoğalmasıdır. Deniz yüzeyindeki mikroorganizmalar, uygun şartları bulunca kontrolsüzce üreyerek suyun rengini değiştiriyor."

Sıcaklık Artışı ve Atık Kirliliği Tetikledi

Uzmanlara göre, Marmara Denizi'ni adeta bir laboratuvar tüpü gibi ısıtan erken yaz sıcaklıkları ile insani atıklar birleştiğinde bu alg patlaması kaçınılmaz hale geldi. Denizin bu kadar yoğun tepki vermesinin arkasında yatan 3 temel düşman ise şu şekilde sıralanıyor:

Evsel Atıklar: Arıtılmadan veya yetersiz arıtmayla denize deşarj edilen şehir kanalizasyon suları.

Sanayi Atıkları: Fabrikaların kimyasal yük barındıran endüstriyel sıvı atıkları.

SEDAŞ Planlı Elektrik Kesintisi Listesi Açıklandı! İşte Kocaeli'de Elektriği Kesilecek Mahalleler
SEDAŞ Planlı Elektrik Kesintisi Listesi Açıklandı! İşte Kocaeli'de Elektriği Kesilecek Mahalleler
İçeriği Görüntüle

Tarımsal Atıklar: Yağmurlarla nehirlere, oradan da denize karışan kimyasal gübre ve ilaç kalıntıları.

Bu atıkların barındırdığı azot ve fosfor, denizdeki algler için adeta bir "besin bombası" görevi görüyor. Hava sıcaklıklarının da mevsim normallerinin üzerinde seyretmesiyle algler geometrik olarak çoğalıyor.

"Kirlilik Önlenmezse Müsilaj Kaçınılmaz"

Prof. Dr. Mustafa Sarı, şu an aktif bir müsilaj tabakasının gözlemlenmediğini ancak Marmara Denizi'nin kirlilik yükünün artık taşıma kapasitesini çoktan aştığını vurguladı. Alg patlamalarının, deniz altındaki oksijeni hızla tükettiğine dikkat çeken Sarı, yerel yönetimlere ve merkezi hükümete şu acil çağrıyı yaptı:

Kritik Uyarı: "Marmara Denizi şu an can çekişiyor ve bize renk değiştirerek sinyal veriyor. Eğer bu kirlilik yükünü acilen azaltmazsak, atık suların biyolojik arıtma tesislerinden geçirilmesini zorunlu kılmazsak ve sıkı denetimler yapmazsak, önümüzdeki aylarda müsilaj kabusunun çok daha şiddetli bir şekilde geri dönmesi kaçınılmaz olacaktır."

Kaynak: Haber Merkezi