Basın açıklamasında en dikkat çekici noktalardan biri, soruşturmanın neden İstanbul’a taşındığı sorusu oldu. İl Başkanı, “Kocaeli’de onları sorgulayacak savcı, adliye yok muydu? Bu davanın İstanbul’a taşınması, sürecin en başından itibaren ne kadar planlı ve programlı olduğunu gösteriyor” sözleriyle tepkisini dile getirdi.
“Senaryo Önceden Yazılmıştı”
Sorgu işlemleri henüz tamamlanmadan, bir ulusal gazete yazarının sosyal medya üzerinden tutuklanacak kişilerin listesini yayınladığına dikkat çekilen açıklamada şu ifadeler yer aldı:
Adalet Saraylarında Siyasetin Gölgesi: Sorgu bitmeden verilen isim listesi, kararın adliyede değil, önceden hazırlanmış bir senaryo dahilinde alındığının kanıtıdır.
Gizli Tanık İddiaları: Somut deliller yerine, dayanıksız gizli tanık beyanları ve iftiralarla bir algı operasyonu yürütüldüğü vurgulandı
“Başkanın Suçu Kente Hizmet Etmektir”
Fatma Kaplan Hürriyet’in tutuklanma gerekçelerini “hizmet” olarak tanımlayan İl Başkanı, başkanın icraatlarını şu sözlerle savundu:
“Belediye başkanımızın suçu; kent lokantaları açmak, annelerimiz işe giderken çocuklarını bırakabilsin diye kreşler kurmak, gençlerimize kütüphane ve eğitim kursları sağlamaktır. Bu hizmetler, halkın iradesine yapılan bir saldırı ile cezalandırılmak isteniyor.”
“Geri Adım Atmayacağız”
İzmit halkının iradesine sahip çıkacaklarını belirten il yönetimi, bu davanın sadece bir kişi veya parti meselesi değil, doğrudan demokrasi ve adalet meselesi olduğunu vurguladı. Açıklamada, “Halkın iradesi geri alınıncaya kadar, korku değil cesaret, tahammülsüzlük değil adalet kazanana kadar mücadelemiz sürecek” denildi.




