Başsavcı Osman Kara, vatandaşın "Niyetim kötü değildi" veya "Haberim yoktu" diyerek işin içinden sıyrılamayacağını, kanun önünde hesap sahibinin sorumlu tutulduğunu hatırlattı.
Dolandırıcıların yeni yöntemi, kendi izlerini kaybettirmek için masum vatandaşların IBAN numaralarını köprü olarak kullanmak. Ancak yargı sistemi, bu köprüyü kuran kişiyi de "suça iştirak" etmiş sayıyor. Kara'nın ifadelerine göre, banka kartını, şifresini veya mobil bankacılık erişimini üçüncü şahıslara devreden kişi, o hesapta işlenen her türlü suçun faili konumuna düşüyor.

AĞIR HAPİS VE PARA CEZASI KAPIDA
Savcılık makamı, bu tür dosyaların "basit bir hata" olarak değerlendirilmediğinin altını çiziyor. Nitelikli dolandırıcılık suçuna yataklık etmekten açılan davalarda, hesap sahipleri yıllarca süren hapis cezalarıyla yargılanıyor. Ayrıca mahkemeler, hapis cezasının yanında çok yüksek meblağlı adli para cezalarına da hükmediyor. Yani "üç kuruş komisyon alacağım" diye girilen bu yol, kişinin tüm mal varlığına ve özgürlüğüne mal olabiliyor.




