Küresel finans piyasaları, Amerikan Merkez Bankası'nın (Fed) enflasyonu dizginlemek amacıyla devreye aldığı sıkılaşma politikasının sonuçlarını fiyatlıyor. 2023 yılından bu yana ilk kez faiz silahını çeken banka, politika faizini 25 baz puan yukarı taşıyarak yüzde 3,75-4,00 aralığına sabitledi. Bu kritik hamle karşısında hızla güç kazanan ABD doları ve zirveyi zorlayan tahvil getirileri, altının ons değerini 16 Eylül itibarıyla 4 bin 250 dolar seviyesine kadar düşürdü. Güvenli liman arayışındaki yatırımcılar, sert değer kaybının ardından yönünü belirlemek için haftalık veri akışını mercek altına aldı.

Doğal gaz faturaları yeni dönem: Yüzde 70 zamlı ödeyecekler
Doğal gaz faturaları yeni dönem: Yüzde 70 zamlı ödeyecekler
İçeriği Görüntüle

FED'İN FAİZ ARTIRIMI ALTIN FİYATLARI ÜZERİNDEKİ BASKIYI NASIL ŞEKİLLENDİRECEK?

Piyasalar ekim ayında gerçekleşecek bir sonraki toplantıya kilitlenmiş durumda. CME FedWatch Tool verileri incelendiğinde, önümüzdeki ay yeni bir artırım kararı çıkma ihtimali yüzde 55 olarak hesaplanıyor. Enflasyonu yüzde 2 hedefine çekmeyi kafasına koyan kurum yetkililerinin 2026 ve 2027 yılları için işaret ettiği yüzde 4,1 oranındaki medyan faiz tahmini, gevşeme beklentilerini şimdilik masadan kaldırdı. Bu süreçte Amerikan Hazine tahvillerinin 10 yıllık getirisi yüzde 5,00 bandında gezinerek 2007 senesindeki 5,04'lük tarihi zirveye göz kırpıyor. Sabit getirisi olmayan değerli metalin cazibesi, bu yüksek oranlar karşısında ciddi yara alıyor. Aynı süreçte Dolar Endeksi (DXY) 100,40 puana ulaşarak son yedi haftalık periyodun en güçlü konumuna yerleşti.

ENERJİ PİYASALARINDAKİ HAREKETLİLİK VE PETROLÜN ETKİSİ

Değerli metaldeki kan kaybını yavaşlatan temel unsur ise küresel enerji piyasalarından gelen haber akışı oldu. Suudi Arabistan cephesinde Doğu-Batı boru hattındaki teknik sorunların giderilmeye çalışılması ve petrol sevkiyatının Hürmüz Boğazı'nı atlayarak doğrudan Kızıldeniz'e yönlendirilmesi fiyatları bir miktar aşağı çekti. Amerikan ham petrolü (WTI) varil başına 94,63 dolara inmesinin ardından 97,20 dolar sınırında dengede kaldı. Hürmüz Boğazı'ndaki deniz trafiği kısıtlamaları tam anlamıyla aşılmadığı için petroldeki geri çekilme sınırlı kalsa da, bu durum enflasyon korkularını hafifleterek ons üzerindeki satış baskısını bir nebze frenledi.

YATIRIMCILARIN GÖZÜ BİRLEŞMİŞ MİLLETLER ZİRVESİNDE

Önümüzdeki günlerde ABD iç piyasasında veri trafiği durgun seyredecek. Bu boşlukta Merkez Bankası kurmaylarının yapacağı sözlü yönlendirmeler piyasa aktörleri tarafından dikkatle dinlenecek. Finans dünyasının asıl beklediği jeopolitik gelişme ise salı günü yaşanacak. Reuters ajansının paylaştığı bilgilere göre ABD Başkanı Donald Trump, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu marjında Körfez İşbirliği Konseyi üyelerinin lider kadrosuyla masaya oturacak. Buradan çıkacak diplomatik sonuçlar petrol arz güvenliğini doğrudan etkileyeceğinden, altının kısa vadedeki rotası açısından büyük önem taşıyor. Bütün bu baskılara rağmen merkez bankalarının aralıksız sürdürdüğü fiziki alımlar ve borsa yatırım fonlarına giden taze para girişleri, varlığın uzun vadeli güvenli liman statüsünü korumasını sağlıyor.

Kaynak: Haber Merkezi