Ekonomik göstergelerin vatandaşın günlük yaşamına yansımasını ölçen yeni bir analiz, yakıt depolarının dolum maliyetlerine odaklandı. Tanık Gazetesi tarafından paylaşılan verilere göre, asgari ücretle geçinen bir çalışanın aylık net maaşı kullanılarak ne kadar dizel yakıt satın alınabileceği hesaplandı. Yapılan bu karşılaştırma, ülkeler arasındaki alım gücü uçurumunu salt fiyatlar üzerinden değil, doğrudan kazanılan paranın piyasadaki karşılığı üzerinden net bir şekilde ortaya koyuyor.
AVRUPA VE TÜRKİYE'DE ASGARİ ÜCRETİN MOTORİN ALIM GÜCÜ
Ulaşım, tedarik ve üretim maliyetlerinin temel belirleyicisi olan akaryakıt, aynı zamanda hanehalkı bütçesinin dayanıklılığını ölçmek için önemli bir referans kabul ediliyor. Açıklanan son tabloya bakıldığında, Türkiye'deki mevcut asgari kazancın tamamı yakıta ayrıldığında pompa çıkışında elde edilen miktar yalnızca 280 litre seviyesinde kalıyor. Buna karşın listenin birinci sırasında konumlanan İsviçre'deki standart bir maaş sahibi, bir aylık emeğiyle tam 1.400 litre dizel yakıt alabilme imkanına sahip. Bu durum, iki ülke arasındaki alım kapasitesi farkının tam beş kata ulaştığını belgeliyor.
LİSTEDE KİM HANGİ SIRADA YER ALIYOR?
Refah seviyesinin zirvesindeki İsviçre'yi, 1.150 litrelik kapasiteyle Lüksemburg izlerken; İskandinav coğrafyasından Danimarka 940 litre ile podyumun üçüncü basamağına yerleşti. Birleşik Krallık vatandaşları aylık temel gelirleriyle 930 litre, Norveçliler 920 litre, İsveçliler ise 850 litre yakıt temin edebiliyor. Listenin orta sıralarına inildiğinde Hollanda'da bu miktar 840 litre olarak ölçülürken, Belçika'da 780, Avrupa'nın sanayi devi Almanya'da ise 690 litre şeklinde kaydedildi.
Kuzey ülkelerinden güneye doğru inildikçe bordroların pompadaki gücünün daraldığı dikkati çekiyor. Finlandiya 650, Fransa 640 ve İspanya 620 litrelik oranlarla birbirine yakın bir seyir izlerken, İtalya 590 litrede kalıyor. Tablonun sonlarına yaklaşırken rakamlar sert bir düşüş yaşıyor; Polonya'da 400, Portekiz'de 390 ve sınır komşumuz Yunanistan'da 380 litrelik alım yapılabiliyor. Listenin en sonunda yer alan Türkiye'nin 280 litrelik kapasitesi ise Avrupa genelindeki alım gücü ortalamasının oldukça uzağında kalıyor.




