Mutfaktaki yangının sürdüğü ve dört kişilik bir ailenin açlık sınırının 37 bin liranın üzerine tırmandığı ekonomik şartlarda, milyonlarca kamu personeli ile emeklinin gözü gelir tablosuna yapılacak artışa çevrildi. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in katıldığı bir televizyon yayınında dile getirdiği çerçeve, Ankara kulislerinde yeni bir beklenti dalgası oluşturdu. Bakan Şimşek konuşmasında, "Bütün kamu çalışanlarının ve emeklilerimizin maaşları her zaman en az enflasyon kadar artacak" taahhüdünde bulunarak taban sınırı ilan etti.

Aldığı maaş kursağında kaldı! Hem emekliliği yandı hem aldığı para geri istendi
Aldığı maaş kursağında kaldı! Hem emekliliği yandı hem aldığı para geri istendi
İçeriği Görüntüle

EMEKLİ VE MEMURA EK ZAM KAPISI ARALANDI MI?

Ekonomi yönetiminin en yetkili isminin seçtiği kelimeleri titizlikle değerlendiren sosyal güvenlik uzmanı Dilek Ete, kullanılan cümlenin tesadüfi bir tercihten ibaret olmadığını savundu. Şimşek'in sıradan bir enflasyon farkı aktarımından fazlasını ima ettiğini belirten Ete, şu tespiti paylaştı:

"Bakan Şimşek 'Sadece enflasyon farkını veriyoruz' da diyebilirdi. Ancak 'en az' ifadesini bilinçli olarak kullandığını düşünüyorum. Bu söylem, enflasyon farkının üzerine ek bir pay verilebileceği anlamını taşıyor olabilir."

Mevcut mali programın kemer sıkma tercihlerini ve toplumun gelir grupları arasındaki dengesizliği eleştiren Ete, nihai kararın Hazine koridorlarından ziyade Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde verileceğini hatırlattı. Sahadan yükselecek toplumsal taleplerin siyasi karşılık bulacağını öngören uzman isim, sürecin zirveden gelecek bir talimatla yön değiştirebileceğine işaret etti:

"Bakan düzeyinde ne açıklama yapılırsa yapılsın, son noktayı Sayın Erdoğan koyacaktır. Sahadan gelen tepkiler doğrultusunda Sayın Erdoğan’dan 'Vatandaşımızı enflasyona ezdirmeyeceğiz' yönünde bir müdahale açıklaması gelecektir."

SEÇİM EKONOMİSİ VE 2027 TAKVİMİ

Önümüzdeki dönemde bütçe disiplininde zorunlu bir esneme yaşanabileceğini savunan SGK uzmanı, kaynakların yeniden dağıtımı sırasında sabit gelirlilerin öncelik kazanacağını düşünüyor. Siyasi takvimin yaklaşmasıyla birlikte para musluklarının tabana doğru açılacağını vurgulayan Dilek Ete, beklenen süreci şu ifadelerle özetledi:

"Transfer gelirleri yöntemiyle bir kesime aktarım yapılacağını ve bunun ayak seslerini gördüğümüzü söyleyebilirim. 2027 yılının ilk altı ayında mı yoksa ikinci altı ayında mı olur bilemeyiz; ancak ortaya çıkacak bu kaynağın artık emekli ve emekçiye akacağını düşünüyorum."

Kaynak: Haber Merkezi