Derince’de 881 milyon TL’lik proje için ihale tarihi belli oldu
Derince’de 881 milyon TL’lik proje için ihale tarihi belli oldu
İçeriği Görüntüle

@uydudanfotograf sayfasının paylaştığı son uydu görüntüleri, limanın deniz alanını doldurarak ne denli genişlediğini ve adeta karşı kıyıya, Gölcük’e doğru ilerleyen devasa bir yapıya dönüştüğünü gözler önüne serdi.

Safiport Derince’den Gölcük’e Doğru mu İlerliyor?

​Deniz Dolgusuyla Büyüyen Kapasite: Sanayi Uğruna Körfez mi Daraltılıyor?

​2015 yılında yapılan özelleştirme ihalesiyle işletme hakkı 39 yıllığına Safiport'a devredilen Derince Limanı, konteyner terminalinde yıllık 1,5 milyon TEU hedefi ve devasa depolama alanları vaadiyle altyapı çalışmalarını sürdürüyor. Ancak bu büyüme hamlesinin büyük ölçüde deniz doldurularak elde edilen alanlar üzerinde yükselmesi, bölgedeki ekolojik denge ve kıyı kullanımı açısından soru işaretlerini artırıyor. Körfez’in doğal yapısının bu denli yoğun dolgu projeleriyle değiştirilmesi, "Sanayileşme ve kapasite artışı uğruna deniz ekosistemi gözden mi çıkarılıyor?" sorusunu gündeme getiriyor.

​Uydu Görüntüleri Acı Gerçeği Belgeliyor

​Paylaşılan zamansal uydu analizlerinde, limanın ilk hali ile günümüzdeki sınırları arasındaki fark ürkütücü boyutlara ulaşmış durumda. Yıllar içerisinde eklenen yeni rıhtımlar, doldurulan devasa kıyı şeridi ve betona boğulan depolama alanları, İzmit Körfezi'nin nefes borularından birinin daha daraldığını kanıtlıyor. Limanın çevresindeki sanayi baskısıyla birleşen bu betonlaşma süreci, İzmit Körfezi’nin kıyı şeridini her geçen gün biraz daha yok ediyor.

​Kalkınma mı, Kıyı İşgali mi?

​Lojistik ve ticaret hacminin artırılması gerekçe gösterilerek yapılan bu genişleme, bölge halkı ve çevre odakları tarafından tepkiyle karşılanıyor. Sanayi yatırımlarının sürdürülebilir çevre politikaları gözetilmeden, sürekli denizin doldurulması yoluyla büyütülmesi Körfez’in geleceğini tehdit ediyor. Safiport'un karşı kıyıya göz diken bu hızlı ve agresif büyüme stratejisinin, Kocaeli’nin doğasına ve deniz yaşamına vereceği geri dönülemez zararlar konusunda yetkililerin nasıl bir adım atacağı merak konusu.

Muhabir: Fatıma Nur Uçar