Miras paylaşımlarında sıkça başvurulan ölünceye kadar bakma sözleşmeleriyle ilgili Yargıtay'dan emsal niteliğinde bir karar çıktı. Dedesine bakma sözü vererek arsa tapusunu üzerine alan ancak sözleşme şartlarına uymayan torun mahkemelik oldu. Yıllar süren hukuk mücadelesinde son sözü Yargıtay Hukuk Genel Kurulu söyledi ve dedeyi haklı bularak tapunun iptaline hükmetti.

Eşi vefat ettikten sonra ilerleyen yaşı nedeniyle bakıma ihtiyaç duyan dede, üzerine kayıtlı arsayı ölünceye kadar kendisine bakması karşılığında torununa devretti. Tapu Müdürlüğü'ndeki devir işleminin ardından torun sözleşme yükümlülüklerini yerine getirmedi. Dedesinin yemeklerini yapmayan ve hastaneye yattığında ziyaret etmeyen davalı, tüm uyarılara rağmen tutumunu değiştirmedi. Bayramlarda dahi yaşlı adamın elini öpmeye gitmedi.

YARGI SÜRECİ VE İTİRAZLAR

Yaşadığı mağduriyetin ardından mahkemeye başvuran dede, 83 parselde kayıtlı taşınmazın devrettiği hissesi için tapu iptali davası açtı. Yerel mahkeme yapılan yargılama sonucunda davacıyı haklı buldu. Karar istinafa taşınınca Bölge Adliye Mahkemesi ilk hükmü ortadan kaldırarak davanın kabulüne karar verdi. Temyiz başvurusunu inceleyen Yargıtay 7. Hukuk Dairesi ise istinaf kararını bozdu. Dosyayı yeniden ele alan bölge adliye mahkemesinin ilk kararında direnmesi üzerine nihai sözü Yargıtay Hukuk Genel Kurulu söyledi.

MasterChef'in ana kadrosu belli oldu! İşte 8. önlüğü giyen isim
MasterChef'in ana kadrosu belli oldu! İşte 8. önlüğü giyen isim
İçeriği Görüntüle

MANEVİ DESTEK ZORUNLULUĞU

Oy birliğiyle çıkan kararda, bakım borçlusunun yükümlülükleri net sınırlarla tarif edildi. Kurul, aksi kararlaştırılmadığı sürece bakım alacaklısına barınma ve temel yaşam imkanlarının sunulması gerektiğine işaret etti. Hastalık dönemindeki fiziksel bakımın yanı sıra manevi yönden her türlü yardımı sağlamanın da zorunlu olduğu vurgulandı.

Yargıtay kararının gerekçesinde şu ifadelere yer verildi:

"Bakım alacaklısının sözleşme anında özel bakıma muhtaç hâlde olması gerekmez. Ölünceye kadar bakım sözleşmelerinde bakıp gözetme borcunun kapsamı ne akdin başında ne de devamı sırasında belirli olmayıp bakım alacaklısının hayatı boyunca oluşacak şartları tayin eder. Davacı, bakım borçlusu olan davalı torununun kendisiyle ilgilenmediği, bayramlarda elini öpmeye dahi gelmediği iddiasıyla eldeki davayı açmıştır. Dinlenen tanık beyanlarına göre davacının beklediği manevi desteğin davalı tarafından sağlanmadığı anlaşılmaktadır. Hâl böyle olunca tapu iptali ve tescil talebinin kabulüne karar verilmesi gerektiği, 6098 sayılı Kanun’un 617’nci maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen şartların da oluşmadığı sonucuna varılmıştır."

Kaynak: Haber Merkezi