Ramazan ayının başlamasıyla birlikte hastanelerde özellikle öksürük şikâyetiyle başvuran hasta sayısında artış yaşanıyor. Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Tevfik Özlü, bu dönemde görülen ve halk arasında “Ramazan ya da sahur öksürüğü” olarak adlandırılabilecek tablonun en önemli nedeninin reflü olduğunu belirtti. Özellikle sahurda geç saatlerde yemek yenilip hemen yatılmasının mide asidinin yemek borusuna kaçmasına yol açtığını ifade eden Özlü, bunun da kronik öksürük başta olmak üzere çeşitli şikâyetleri tetiklediğini söyledi. Uzmanlar, basit gibi görünen bu belirtilerin ihmal edilmemesi gerektiği uyarısında bulunuyor.

Karın ağrısıyla hastaneye gitti, hayatının şokunu yaşadı
Karın ağrısıyla hastaneye gitti, hayatının şokunu yaşadı
İçeriği Görüntüle

“Sahur öksürüğü”nün arkasında reflü var

Prof. Dr. Tevfik Özlü, Ramazan ayında orucun başlamasıyla birlikte öksürük şikâyetlerinin belirgin şekilde arttığına dikkat çekti. Özlü, “Ramazan ayında orucun başlamasıyla beraber öksürükle gelen epeyce hastamız oluyor. Buna ‘Ramazan ya da sahur öksürüğü’ diyebiliriz. Aslında bu öksürüğü tetikleyen en büyük mekanizma reflüdür” dedi.

Reflünün, mide asidinin yemek borusuna doğru kaçması olduğunu hatırlatan Özlü, normal şartlarda yemek borusu ile mide arasında kapakçık görevi gören bir mekanizma bulunduğunu belirtti. Ancak bazı kişilerde bu sistemin sağlıklı çalışmadığını ve özellikle sahurdan sonra hemen yatılmasıyla birlikte reflünün kolayca tetiklendiğini ifade etti. Gece geç saatlerde yenilen yemeğin ardından yatay pozisyona geçilmesi, mide içeriğinin yukarı kaçmasını kolaylaştırıyor. Bu durum da hem boğazı hem de solunum yollarını etkileyebiliyor.

En sık görülen belirti: Kronik öksürük

Reflünün yalnızca mide yanmasıyla sınırlı olmadığını vurgulayan Özlü, en önemli ve en sık karşılaşılan belirtinin kronik öksürük olduğunu söyledi. “Reflü demek; mide asidinin yemek borusuna doğru kaçmasıdır. O asit orada tahrişe neden olur. Bu da yemek borusunda yaralara ve ülsere sebep olabilir. Midede yanma, şişkinlik ve zaman zaman ‘ağzıma ekşi-acı su geliyor’ şeklinde yakınmalar olur. En önemlisi de kronik öksürüktür” diye konuştu.

Özellikle Ramazan ayında hem sahurda hem de iftardan sonra tok karnına yatmanın reflüyü artırdığını belirten Özlü, yatay pozisyonda kapakçık mekanizmasının daha zayıf çalıştığını ve kaçak miktarının arttığını ifade etti. Bunun sonucunda farenjit benzeri boğaz şikâyetleri, göğüs ortasında yanma ve inatçı öksürük görülebiliyor. Uzmanlara göre birkaç gün süren ve geçmeyen öksürüklerde altta yatan neden mutlaka araştırılmalı.

“Mide boşaldıktan sonra yatılmalı”

Prof. Dr. Özlü, reflü sorunu yaşayanların özellikle Ramazan ayında daha dikkatli olması gerektiğini söyledi. Yemekten hemen sonra uzanmanın ya da yarı oturur pozisyonda yatmanın da reflüyü tetikleyebileceğini belirten Özlü, “Yemekten sonra en az 2-3 saat geçmeden yatılmamalı. Mide boşaldıktan sonra yatılmalı” uyarısında bulundu.

Ayrıca ağır, yağlı ve kızartmalı yiyeceklerden kaçınılması, asitli içeceklerin tüketilmemesi gerektiğini dile getiren Özlü, sahurda daha hafif ve sindirimi kolay besinlerin tercih edilmesini önerdi. İftardan sonra oluşan rehavetle uzanmanın da benzer riskler taşıdığını belirten uzmanlar, özellikle göğüste yanma, boğazda tahriş ve geçmeyen öksürük gibi belirtiler varsa vakit kaybetmeden bir uzmana başvurulması gerektiğini vurguluyor.

Kaynak: HABER MERKEZİ