TBMM gündemine gelmesi beklenen kapsamlı bir yasa teklifi, Türkiye'deki tütün tüketim alışkanlıklarını kökünden değiştirecek devrim niteliğinde kurallar içeriyor. Sağlık Bakanlığı tarafından yaklaşık bir yıldır üzerinde çalışılan ve ekim ayında milletvekillerinin onayına sunulacak olan yeni düzenleme; restoran bahçelerinden standart paket uygulamasına kadar günlük hayatın birçok alanına müdahale etmeye hazırlanıyor.

YENİ SİGARA YASAĞI TASLAĞI NELER GETİRİYOR?

Hazırlık aşamasında yer alan Sağlık Bilimleri Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Yeşilay Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Toker Ergüder, planlanan yasanın en sarsıcı maddelerini kamuoyuyla paylaştı. Gelecek nesilleri tütün endüstrisinden tamamen yalıtmayı amaçlayan taslağa göre, milat olarak belirlenen 1 Ocak 2015'ten sonra dünyaya gelen hiçbir birey hayatı boyunca yasal olarak sigara alamayacak. Bu radikal adımın sadece başlangıç olduğunu belirten ve çocukların korunmasına dikkat çeken Prof. Dr. Ergüder, "2040 yılından sonra Türkiye'de tütün ürünlerinin üretimi ve satışı kökten yasaklanıyor. Biz tekrar umarım sigaranın hiç olmadığı bir ülke haline geleceğiz. Bununla ilgili pek çok ülke bizden daha erken tarihleri açıkladı. İrlanda, İngiltere, Finlandiya, Avustralya, onlar bizden daha erken." diyerek uzun vadeli devlet stratejisini özetledi.

LOKANTALARIN AÇIK ALANLARINDA TÜTÜN KULLANIMI BİTİYOR

Mevcut yasalarda kapalı alanları kapsayan yasaklar, yeni kanunla birlikte çok daha geniş bir çerçeveye yayılacak. Özellikle yeme-içme sektörünü yakından ilgilendiren madde uyarınca, lokantaların bahçe veya teras gibi açık alanlarında da dumanlı hava sahasına son verilecek. Sokaktaki vatandaşın pasif içicilikten korunması ve gençlerin gözlem yoluyla sigaraya özenmesinin engellenmesi hedeflenirken, Prof. Dr. Ergüder bu konudaki net tabloyu şu sözlerle çizdi: "Kapalı alanlarla ilgili çok önemli düzenlemeler geliyor. Lokantaların hem açık hem kapalı alanlarında sigara içmek kökten yasaklanıyor. Parklarda, bahçelerde, kamu binalarının bahçelerinde bununla ilgili dışarıdan görünmeyecek şekilde sigara içme alanları oluşturulacak. Sigara içmek isteyenler, orada sigara içebilecek. Bence en önemlisi burada, çocuk ve gençler artık kimsenin sigara içtiğini görmeyecek."

İNCE SİGARALARA VEDA VE SAĞLIK VERGİSİ DÖNEMİ

Taslağın dikkat çeken bir diğer yönü ise doğrudan tütün şirketlerinin pazarlama stratejilerini çökertmeye yönelik. Yalnızca kadın tüketicileri cezbetmek amacıyla üretilen "slim" formatındaki ürünler raflardan tamamen kaldırılacak. Bütün paketlerin tek tip standart görünüme kavuşacağını ifade eden uzman isim, "Standart paket düzenlemesi geliyor. Burada şöyle bir durum var. Özellikle 2012'den sonra sigara firmaları kadınlara saldırmaya başladı. Bizim ince sigara dediğimiz sigaraları piyasaya sürdüler. Standart paket uygulaması yürürlüğe girerse artık tüm sigaralar standart satılacak. İnce sigaralar, 'slim' sigaralar ortadan kalkacak. Bu da kadınları korumaya yönelik." açıklamasında bulundu. Bunun yanı sıra, elektronik ödeme aşamalarında kimlik doğrulama sistemleri zorunlu hale getirilerek, "Kredi kartı ile 18 yaşından küçüklerin bu ürünleri satın almaları kesinlikle imkansız hale gelecek." kuralı işletilecek. Paketlere eklenecek yeni "sağlık vergisi" kesintileri de doğrudan koruyucu sağlık hizmetlerinin finansmanına aktarılacak.

Uyuşturucu soruşturmasında yeni gelişme: Afra Saraçoğlu gözaltına alındı
Uyuşturucu soruşturmasında yeni gelişme: Afra Saraçoğlu gözaltına alındı
İçeriği Görüntüle

TÜRKİYE'DE TÜTÜN TÜKETİMİNDEKİ KORKUTUCU ARTIŞ

Türkiye, 2003 yılında imzaladığı Tütün Kontrolü Çerçeve Sözleşmesi ve 2008'deki kapalı alan yasaklarıyla dünya çapında örnek gösterilmiş olsa da, son yıllarda tüketim grafiği yeniden yukarı yönlü ivme kazandı. İstatistikler, 2012 yılında 4,5 milyar pakete denk gelen 91 bin tonluk tüketimin, 2025 projeksiyonlarında 8 milyar paketi bularak yaklaşık 160 bin tona tırmandığını gösteriyor. Genç kadınlar arasındaki tabloyu "Kadınlarda sigara içme oranındaki artış yüzde 40-50 civarında. 15-24 yaş grubu kadınlarda ise kullanım oranı yüzde 90'ı aşmış durumda" şeklinde özetleyen Ergüder, bu gidişata dur demek için "Bizim ülke olarak yeniden bir silkelenmeye, politikaları gözden geçirmeye ihtiyacımız var." uyarısında bulundu.

Her yıl önlenebilir bir hastalık olan akciğer kanseri yüzünden 35 bine yakın vatandaşın kaybedilmesi, yasa koyucuları harekete geçiren en temel istatistik oldu. Yeşilay tarafından 7 bin kişinin katılımıyla gerçekleştirilen saha çalışmaları da, toplumun yüzde 90'ından fazlasının bu sert tedbirlere onay verdiğini ortaya koyuyor. Üstelik araştırmaya göre, aktif olarak sigara kullanan vatandaşların dahi yaklaşık yüzde 60'ı yeni kısıtlamaları destekliyor.

Kaynak: Haber Merkezi