Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), 2025 yılı Aralık ayına ilişkin Konut Fiyat Endeksi (KFE) verilerini kamuoyuyla paylaştı.
Verilere göre, konut fiyatları yıllık bazda yüzde 29 oranında artış gösterdi. Ancak bu nominal yükselişe rağmen, enflasyondan arındırılmış reel konut fiyatlarında yüzde 1,4’lük bir gerileme yaşandı. Peki, bu veriler ne anlama geliyor? Konut piyasasında yön ne tarafa evriliyor?
KFE Aralık 2025 verileri ne söylüyor?
TCMB’nin yayımladığı Konut Fiyat Endeksi (KFE), Türkiye genelindeki konutların kalite etkisinden arındırılmış fiyat değişimlerini ölçmeyi amaçlıyor. Endeksin 2023 yılı baz alınarak oluşturulan yeni serisine göre, 2025 Aralık ayında endeks bir önceki aya kıyasla yalnızca yüzde 0,2 oranında arttı ve 204,5 seviyesine ulaştı. Bu durum, aylık bazda konut fiyatlarındaki artış hızının oldukça sınırlı kaldığını gösteriyor.
Öte yandan yıllık bazda bakıldığında KFE, 2024 Aralık ayına kıyasla yüzde 29 oranında yükseldi. Ancak yüksek enflasyon ortamı göz önüne alındığında, reel fiyatlarda yüzde 1,4’lük düşüş dikkat çekici. Yani konut fiyatları nominal olarak artsa da, alım gücü açısından değer kaybı yaşandı.
Konut fiyatlarında reel düşüş ne anlama geliyor?
Reel bazda yaşanan düşüş, konut yatırımı yapmak isteyenler açısından önemli bir sinyal olabilir. Yüzeyde fiyatlar yükseliyor gibi görünse de, enflasyon oranı bu artışı geride bıraktığı için konutların gerçek değeri geriliyor. Bu durum, özellikle yatırım amaçlı alım yapmak isteyenler için beklemeye geçmeyi veya alternatif yatırım araçlarını değerlendirmeyi gündeme getirebilir.
Ayrıca bu tablo, konut piyasasında talebin zayıfladığı ya da krediye erişimin zorlaştığı dönemlere işaret ediyor olabilir. Aylık artışın sınırlı kalması, konut fiyatlarındaki yükselişin momentum kaybettiğine dair bir başka gösterge olarak yorumlanabilir.
2026’da konut piyasasını neler bekliyor?
Aralık verileri, 2025 yılının genelinde konut piyasasında yaşanan fiyat artışlarının yıl sonunda yavaşladığını ortaya koyuyor. 2026 yılına girilirken, faiz oranları, enflasyon görünümü ve kredi erişimi gibi makroekonomik faktörler konut piyasasının yönünü belirleyecek temel unsurlar olacak.
Uzmanlar, 2026 yılı boyunca talebin sınırlı kalması durumunda fiyatlarda reel anlamda daha belirgin bir duraksama yaşanabileceğini öngörüyor. Ancak inşaat maliyetleri, arz-talep dengesi ve şehir bazlı gelişmeler bu genel görünüm üzerinde belirleyici rol oynayabilir.




