Milyonlarca çalışanın gözünü çevirdiği sosyal güvenlik mevzuatında kapsamlı bir revizyon hazırlığı konuşuluyor. Televizyon canlı yayınında hükümetin üzerinde durduğu başlıkları değerlendiren gazeteci Faruk Erdem, aile kurumunu güçlendirmeyi hedefleyen sosyal desteklerin yanı sıra çalışma hayatındaki adalet beklentilerini karşılayacak adımların sinyalini verdi.
YENİ EMEKLİLİK REFORMUNDA EV KADINLARINA PRİM DESTEĞİ VE ESNEK ÇALIŞMA
Aile odaklı koruma politikaları doğrultusunda, ev hanımlarının emeklilik hakkına kavuşmasını kolaylaştırmak için ödenecek prim tutarının bir bölümünü kamu bütçesi üstlenecek. Çocuk sahibi kadınlar içinse çocuk sayısına endeksli bir yıpranma payı modeli işletilecek; böylece her çocuk emeklilik yaş haddini kademeli olarak aşağıya çekecek. İstihdama katılmak isteyen annelerin iş gücü piyasasında kalabilmesi adına uzaktan mesai seçenekleri sunulması, evden çalışmayı tercih etmeyen ebeveynlere ise kurumsal bakıcı yardımı sağlanması planlanıyor.
SSK VE BAĞ-KUR EŞİTLİĞİ İLE 1999 SONRASI İÇİN KADEMELİ EMEKLİLİK TARTIŞMASI
Farklı sigorta kollarındaki prim günü adaletsizliğini gidermek amacıyla SSK ile Bağ-Kur arasındaki prim yükümlülüklerinin birbirine yaklaştırılması hedefleniyor. EYT düzenlemesi neticesinde yaklaşık 5 ila 6 milyon vatandaşın erken yaşta emeklilik hakkı kazandığını belirten Faruk Erdem, bu durumun 9 Eylül 1999 ve sonrasında ilk defa sigortalı olanlar aleyhine 17 ila 18 yıllık bir bekleme süresi uçurumu yarattığını vurguladı.
Bu tablonun toplumda ciddi bir eşitlik talebi doğurduğunu ifade eden Erdem, kademeli geçiş için uygulanabilecek üç ayaklı formülü paylaştı: İlk işe giriş tarihinin ana belirleyici kılınması, 7000 ya da 7200 prim gününün eksiksiz yatırılması ve kadınlarda 20, erkeklerde 25 yıllık sigortalılık süresinin doldurulması.
AKTİF-PASİF DENGESİ VE KARMAŞIK AYLIĞI SADELEŞTİRME ÇAĞRISI
Sosyal güvenlik çarkının sağlıklı dönmesi adına Türkiye'deki 1.8 düzeyindeki aktif-pasif oranının acilen yükseltilmesi gerektiğine işaret eden deneyimli gazeteci, çalışan sayısının artırılmasını kritik gördüğünü bildirdi.
Mevcut emekli maaşı bağlama sisteminin 2000 yılı öncesi, 2000-2008 dönemi ve 2008 sonrasını kapsayan üç ayrı hesaplama dilimine bölünmüş olmasının sistemi içinden çıkılmaz kıldığını hatırlatan Erdem, özel yazılımlar ve algoritmalar olmadan bir yurttaşın maaşını hesaplayamadığına değinerek tüm mevzuatın yalın bir çerçeveye oturtulmasının zorunlu olduğunu kaydetti.




