Yüksek Mahkeme, iş ve çalışma dünyasında taşları yerinden oynatacak yepyeni bir emsal karara imza attı. Türkiye genelinde birçok çalışanın işverenle yaşadığı maaş krizine son noktayı koyan bu karar, tazminat davaları için yepyeni bir dönemin kapısını araladı. Bir inşaat firmasında kaynakçı olarak ter döken bir işçi, maaşının düşürüldüğünü ve mesailerinin ödenmediğini iddia ederek mahkemenin yolunu tuttu. Ancak işverenin mahkemeye sunduğu o ıslak imzalı belge, işçinin bütün haklarını kaybetmesine neden oldu. Peki, Yargıtay kıdem tazminatı alma şartları konusunda ne dedi, işveren çalışanın maaşını düşürebilir mi ve işçi hangi belgeye imza atarsa haklarını kaybeder?

İŞÇİ HANGİ BELGEYİ İMZALADIĞI İÇİN TAZMİNAT ALAMADI?

Olay, bir inşaat şirketinde kaynak ustası olarak çalışan bir işçinin işten çıkarılmasıyla başladı. İş sözleşmesinin haksız yere feshedildiğini savunan çalışan, soluğu İş Mahkemesi'nde aldı. Dava dilekçesinde maaşının gerçekte olduğundan çok daha düşük gösterildiğini, bayramlarda ve resmi tatillerde çalıştırılmasına rağmen mesai ücretini alamadığını ileri sürdü. Buna karşılık olarak da kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve içeride kalan diğer işçilik alacaklarını talep etti.

Resmî Gazete'de Yeni Düzenlemeler
Resmî Gazete'de Yeni Düzenlemeler
İçeriği Görüntüle

İŞVEREN MAAŞ İNDİRİMİ İÇİN NE YAPTI, YARGITAY NEYİ İNCELEDİ?

İşveren tarafı ise ortaya atılan iddiaları kesin bir dille reddetti. Şirket, işçinin kendi isteğiyle işbaşı yapmadığını ve yasal tüm ödemelerinin eksiksiz şekilde hesaba yatırıldığını savundu. Dosyayı titizlikle inceleyen Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, davanın seyrini değiştiren o kritik detayı gün yüzüne çıkardı. Şirket yönetimi, ekonomik sıkıntıları gerekçe göstererek maaşlarda indirime gitmek istediğini işçiye yazılı olarak önceden bildirmişti. Yasaya göre çalışana bu teklifi değerlendirmesi için 6 iş günü süre verildi. Ancak işçi, bu sürenin dolmasını beklemeden aynı gün kendi el yazısıyla yazdığı bir dilekçe ile maaş indirimini kabul ettiğini onayladı.

ÜCRET İNDİRİMİNİ KABUL EDEN İŞÇİ DAVA AÇABİLİR Mİ?

Yargıtay, dosyaya giren bu belgeyi davanın kilit noktası olarak belirledi. Yüksek Mahkeme'nin verdiği karara göre, işçinin kendi özgür iradesiyle imzaladığı muvafakat belgesi tamamen bağlayıcı nitelik taşıyor. Tarafların yeni ve daha düşük bir maaş üzerinden çalışmaya devam etme konusunda anlaştığına vurgu yapan Yargıtay, sözleşme bittikten sonra "eksik maaş aldım" diyerek dava açmayı hukukun temel ilkelerinden olan dürüstlük kuralına aykırı buldu. İşçinin "bu belgeyi baskı altında imzaladım" şeklindeki savunması da mahkemeye sunulan somut delillerle kanıtlanamadığı için geçerli sayılmadı.

YARGITAY EMSAL KARARI İŞÇİ VE İŞVEREN İÇİN NE ANLAMA GELİYOR?

Yerel mahkemenin işçi lehine verdiği kararı bozan Yargıtay, çalışma hayatı için çok net bir sınır çizdi. Bu emsal kararla birlikte, işverenin yazılı olarak sunduğu çalışma şartlarındaki değişikliği kendi rızasıyla kabul eden çalışanlar, ilerleyen süreçte aynı nedene dayanarak hak iddia edemeyecek. Uzmanlar, işçileri önlerine konulan herhangi bir belgeye imza atmadan önce haklarını iyi araştırmaları konusunda uyarıyor. Aksi halde atılan tek bir imza, yılların emeği olan kıdem ve ihbar tazminatı gibi yasal hakların bir anda uçup gitmesine yol açıyor.

Kaynak: HABER MERKEZİ