İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü geniş çaplı uyuşturucu soruşturmasında önemli bir gelişme yaşandı.
Aralarında Hadise Açıkgöz, Mert Yazıcıoğlu, Demet Evgar ve Özge Özpirinçci’nin de bulunduğu 7 ünlü ismin, Adli Tıp Kurumu’nda yapılan kan ve saç analizlerinde uyuşturucu maddeye rastlanmadı. Test sonuçlarının negatif çıkması üzerine bu kişiler hakkında takipsizlik kararı verildi. Soruşturma kapsamında daha önce birçok ünlü isim ifade vermek üzere adliyeye çağrılmış, haklarında inceleme başlatılmıştı. Adli Tıp Kurumu’nun detaylı raporları sonrasında ise bazı dosyalar netleşmeye başladı.
Uyuşturucu Testi Negatif Çıkan Ünlü İsimler
Adli Tıp Kurumu’nca yapılan analizler doğrultusunda, Hadise Açıkgöz, Mert Yazıcıoğlu, Demet Evgar, Özge Özpirinçci, Meriç Aral, Ceren Moray ve Duygu Özaslan'ın uyuşturucu madde kullanmadığı tespit edildi.
Kan ve saç örneklerinden elde edilen bulgular doğrultusunda bu 7 kişi için İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı takipsizlik kararı verdi. Bu gelişme, kamuoyunda büyük ilgi gören soruşturmada bazı isimlerin aklandığını ortaya koydu.
8 Ünlü İsmin Testi Pozitif Çıkmıştı
Soruşturma kapsamında daha önce açıklanan raporlarda ise 8 ünlü ismin kan ve saç örneklerinde uyuşturucu maddeye rastlandığı bilgisi yer almıştı. Bu isimler arasında Dilan Polat, Derin Talu, Berrak Tüzünataç, Deren Talu, Birce Akalay, Kubilay Aka, Metin Akdülger ve Kaan Yıldırım bulunuyor.
Söz konusu kişilere ilişkin adli sürecin sürdüğü ve raporların savcılık tarafından titizlikle değerlendirildiği belirtiliyor. Her bir isim için bireysel değerlendirme yapılacağı ve delillere göre işlem tesis edileceği öğrenildi.
Tıbbi İlaç Etken Maddesi Pozitif Çıkan İsimler
Yine aynı soruşturma kapsamında test sonuçlarında tıbbi ilaç etken maddesine rastlanan bazı isimler de dikkat çekti. İrem Derici, Engin Polat, Ziynet Sali ve Feyza Altun'un analizlerinde uyuşturucu madde değil, bazı reçeteli ilaçların etken maddeleri tespit edildi.
Bu durumun tıbbi gerekçelerle kullanılan ilaçlardan kaynaklanıp kaynaklanmadığı ise yapılacak ileri değerlendirmelerle netleşecek. Uzmanlar, tıbbi etken madde varlığının her zaman suç unsuru oluşturmadığını, klinik tablolarla birlikte ele alınması gerektiğini vurguluyor.





