Taksilerde kredi kartı veya temassız ödeme yöntemleriyle yapılan ödemelerde POS cihazları üzerinden yansıtılan “hizmet bedeli” tartışmalara yol açmaya devam ediyor. Son olarak Kocaeli’de yaşanan bir olayda, kadın yolcu taksimetre ücretine eklenen 22 TL’lik hizmet bedeline sert tepki gösterdi. Yolcu ile sürücü arasında yaşanan gerginlik cep telefonu kamerasına yansırken, benzer olayların artması üzerine taksici esnafı da sistemin işleyişi hakkında açıklamalarda bulundu.
“Bu ücret bize değil, aracı kuruma gidiyor”
Kocaeli’de yaşanan olayda, taksiye binen bir kadın yolcu, kredi kartıyla ödeme yapmak isteyince POS cihazının yansıttığı ek ücretle karşılaştı. Taksimetre 200 TL yazarken, POS cihazı ödemeye otomatik olarak 22 TL daha ekledi. Tepki gösteren yolcu, “Akaryakıt istasyonunda neden böyle bir fark yok?” diyerek duruma isyan etti. Taksici ise “Bu fark bana ait değil, sistem otomatik ekliyor” yanıtını verdi.
Taksici esnafı, kullanılan cihazların genellikle Ödeal'a ait TaksidePOS benzeri sistemler olduğunu ve bu farkın doğrudan hizmet sağlayıcı firma tarafından otomatik olarak yansıtıldığını belirtiyor. Sürücüler, bu ücretin kendi gelirlerine eklenmediğini ve bankalardan alınan POS cihazlarının yüksek maliyetleri nedeniyle bu sistemleri tercih etmek zorunda kaldıklarını ifade ediyor.
“Taksimetreye yazılan ücreti giriyoruz, sistem otomatik fark ekliyor”
13 yıldır taksicilik yapan Hakan Peçe, dijital ödeme sisteminin nasıl çalıştığını şöyle açıklıyor:
“Taksimetre 170 TL yazıyorsa, POS cihazına da 170 TL giriyoruz. Ancak müşteri kartını okuttuğu anda sistem otomatik olarak farkı ekliyor. Bu fark POS cihazının alt satırında da çıkıyor. Yani müşteriye yansıyan toplam tutar bizim kontrolümüzde değil.”
Peçe’ye göre, ortalama hizmet bedeli yüzde 10 civarında. İstanbul gibi büyükşehirlerde bu oran yer yer yüzde 40’a kadar çıkabiliyor. Örneğin 35 TL’lik bir taksi ücreti, kartla ödendiğinde 50 TL'ye çıkabiliyor. Kocaeli ve Sakarya gibi illerde ise bu oran genellikle %10 seviyesinde kalıyor.
“Sistemdeki boşluk kullanılıyor, çözüm net değil”
Peçe, bu uygulamanın ilk olarak kamu kurumları ve belediyelerde başlatıldığını, ardından araç muayene istasyonları ve toplu taşımaya yayıldığını belirtiyor. Şimdi ise taksilerde giderek yaygın hale gelmiş durumda. Bu yaygınlaşmanın arkasında ise POS cihazı sağlayıcılarının sunduğu “ek hizmet bedeli” politikası var.
“Bu, banka komisyonu değil. Bankalar zaten kendi komisyonunu bizden alıyor. Bu ekstra ücret, cihazı sağlayan özel firmaların koyduğu bedel. Bu ücretin bizimle ilgisi yok.”
Yolcuların bu ek bedelden kaçınmasının tek yolu ise hâlâ nakit ödeme. Kredi kartı ya da dijital ödeme yöntemleri kullanıldığında POS cihazı farkı otomatik olarak ekliyor. Taksi çağırma uygulamalarında da benzer sistemlerin mevcut olduğunu belirten Peçe, bu uygulamaların da farklı isimler altında ek ücretler yansıttığını dile getiriyor.
“Nakit dışında çözüm yok gibi görünüyor”
Kocaeli’deki taksici esnafı, sistemin adil olmadığını ancak kendilerinin bu sürecin bir parçası olmadığını savunuyor. Finansal kurumların kâr odaklı politikaları nedeniyle yolcuyla sürücü arasındaki güvenin zedelendiğini belirten sürücüler, şeffaflık talep ediyor.
Yetkililerden henüz bu konuda net bir düzenleme gelmiş değil. Tüketici hakları açısından durumun gri bir alanda yer aldığı belirtilirken, yolcuların bilgi sahibi olmadan ek ücret ödemesi tepkilere neden oluyor.




