Türkiye'de milyonlarca emeklinin gözü kulağı yeni yılda yapılacak maaş artışlarına çevrilmişken, açıklanan son enflasyon rakamları beklentileri şekillendiriyor. Ağustos ayında gıda fiyatlarındaki düşüşün etkisiyle görece düşük gelen yüzde 1,84'lük enflasyon verisini değerlendiren Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) Uzmanı Dilek Ete, Merkez Bankası'nın yıl sonu hedeflerinin tutturulması halinde emeklinin alım gücünün daha da eriyeceğine dikkat çekti. Oransal zamların açlık sınırının çok altında kalan aylıklara merhem olmayacağını ifade eden Ete, iktidarın seçim öncesi olası stratejilerine de değinerek kalıcı çözümün ayrımsız, şartsız bir seyyanen zam olduğunu dile getirdi.

EN DÜŞÜK EMEKLİ MAAŞI İÇİN BEKLENEN ZAM ORANI VE SEYYANEN ARTIŞ ZORUNLULUĞU

Açıklanan son verilerle birlikte SSK ve Bağ-Kur emeklilerini ilgilendiren enflasyon farkı tablosu yavaş yavaş gün yüzüne çıkıyor. Ekonomi yönetiminin yıl sonu enflasyon hedefini tutturmak adına aylık oranları planlı şekilde yönetmesi durumunda, emeklilerin alacağı farkın sadece yüzde 9.72 oranında kalacağını hesaplayan Ete, sonbahar aylarında bu oranların bir miktar daha yüksek seyredebileceğini öngördü. Ancak uzman isim, olası yükselişlere rağmen toplam artışın yüzde 10 bandını kolay kolay aşmayacağını savundu.

Mevcut makroekonomik şartlarda oransal artış sisteminin emeklinin bütçesindeki açığı kapatmadığını vurgulayan Ete, doğrudan rakamlar üzerinden bir maliyet analizi yaptı. Beklenen enflasyon farkı uygulandığında 23 bin 552 lira olan güncel en düşük aylığın yüzde 10 zam ile 26 bin lirayı bile bulmayacağını, yaklaşık 25 bin 950 lira seviyesinde kalacağını hatırlattı. Açlık sınırının 36 bin lira bandında gezindiği, yoksulluk sınırının ise 120 bin lirayı aştığı bir ortamda, 2027 yılının temmuz ayına kadar bu rakamla hayatta kalmanın imkansızlığına dikkat çekti. Ete, çözümün tüm emeklilere, maaş miktarına veya kişisel durumlarına (çalışan, çocuğu olan, evi olan vb.) bakılmaksızın eşit oranda verilecek seyyanen zamdan geçtiğini ifade etti.

İTO'NUN ENFLASYON HESAPLAMASINA SİYASİ BASKI İDDİASI

Enflasyon rakamlarının mutfak gerçekleriyle uyuşmadığına işaret eden Ete, İstanbul Ticaret Odası'nın (İTO) hesaplama yöntemlerini de sert bir dille eleştirdi. Kamuoyunun karar alırken TÜİK ve ENAG ile birlikte İTO verilerini de güvenilir bir referans olarak gördüğünü hatırlatan Ete, kurumun özellikle son bir buçuk yıldır siyasi baskı altında verileri makyajladığını iddia etti. İstatistik biliminin istenildiği gibi yönlendirilebilen esnek yapısına dikkat çekerek, ay sonu rakamları baz alınarak enflasyon oranı açıklamanın açık bir akıl tutulması olduğunu dile getirdi.

SEÇİM STRATEJİSİ VE SANDIK ÖNCESİ SICAK PARA BEKLENTİSİ

Ekonomik darboğazın en ağır faturasının dar gelirliye ve emekliye kesildiği yönündeki tabloyu siyasete bağlayan Ete, iktidarın olası bir anayasa değişikliği sürecinde izleyeceği yolu da analiz etti. Mehmet Şimşek yönetiminde uygulanan sıkı para politikasının yarattığı toplumsal tepkinin sandıkta iktidara ceza olarak dönebileceğini belirten Ete, bu riski bertaraf etmek için referandumun doğrudan halkın önüne koyulmayıp Meclis içindeki vekiller aracılığıyla çözülmeye çalışılabileceğini savundu.

Emeklinin Gözü Kulağı Bu Haberde! Ocak 2027 Emekli Zammı Ne Kadar Olacak, Masada Hangi Rakamlar Var?
Emeklinin Gözü Kulağı Bu Haberde! Ocak 2027 Emekli Zammı Ne Kadar Olacak, Masada Hangi Rakamlar Var?
İçeriği Görüntüle

Geçmişteki seçim dönemlerinde uygulanan ekonomik hamleleri hatırlatan uzman isim, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın seçmen reflekslerini çok iyi ölçtüğünü kaydetti. Seçim öncesinde cebine sıcak para giren seçmenin geçmişteki ekonomik sıkıntıları çabuk unuttuğunu belirten Ete, önümüzdeki süreçte uygun bir tarihte enflasyon farkı haricinde sürpriz bir seyyanen zam ya da intibak farkı yatırılabileceğini ileri sürdü.

Kaynak: Haber Merkezi