Nomofobi Yayılıyor: Telefonsuz Kalma Korkusu Alarm Veriyor
Meta Açıklama (Spot):
Nomofobi, yani telefonsuz kalma korkusu, özellikle gençlerde hızla yayılıyor. Uzman Psikolog Başak Dumlu, artan kaygı belirtilerine karşı uyarıyor.
Komik gibi görünebilir. Ancak uzmanlara göre durum sanılandan çok daha ciddi. Nomofobi, yani telefonsuz kalma korkusu, dijital çağın hızla büyüyen kaygı türlerinden biri olarak dikkat çekiyor. İsmi “No Mobile Phobia” kelimelerinden türetilen bu kavram, cep telefonuna erişememe düşüncesiyle ortaya çıkan yoğun kaygıyı ifade ediyor. Uzman Psikolog Başak Dumlu, özellikle son bir yılda bu rahatsızlığa sahip danışan sayısında belirgin bir artış yaşandığını söylüyor. Günlük hayatın ayrılmaz parçası haline gelen akıllı telefonlar, bazı bireylerde artık bir ihtiyaçtan öte, psikolojik bir bağımlılık unsuru haline gelmiş durumda.
Nomofobi Nedir, Hangi Belirtilerle Ortaya Çıkıyor?
Nomofobi; telefonun şarjının bitmesi, kontör ya da internet paketinin tükenmesi, kapsama alanı dışında kalma gibi durumlarda aşırı kaygı duyma hali olarak tanımlanıyor. Uzman Psikolog Başak Dumlu’ya göre bu durum, ilk bakışta sıradan bir endişe gibi görünse de bazı kişilerde kontrol edilemeyen davranışlara yol açabiliyor.
Son araştırmalar, nomofobi belirtilerinin özellikle gençlerde daha yaygın görüldüğünü ortaya koyuyor. Dumlu, “Gençlerin yaklaşık yüzde 70’inde farklı düzeylerde nomofobi belirtilerine rastlanıyor. Ancak bu sadece gençlere özgü bir durum değil. Her yaş grubunda görülebiliyor” diyor. Sosyal medyada bir paylaşımı kaçırma korkusu, mesajlara anında yanıt verememe endişesi ya da telefona ulaşamama düşüncesi bazı bireylerde öfke, huzursuzluk ve tahammülsüzlük olarak dışa vurulabiliyor. Hatta bu nedenle aile içi tartışmalar yaşanabiliyor.
Sorumluluk Bilinciyle Karıştırılmamalı
Uzmanlar, nomofobi ile sorumluluk gereği ulaşılabilir olma ihtiyacının birbirine karıştırılmaması gerektiğine dikkat çekiyor. Başak Dumlu, anne-baba olmanın, iş hayatında aktif rol üstlenmenin ya da bakım sorumluluğu taşımanın doğal olarak kişiyi telefonunu açık tutmaya yönlendirebileceğini belirtiyor.
Ancak görev ve sorumluluklarını yerine getirmiş, ailesiyle birlikte güvenli bir ortamda bulunan bir kişinin, yalnızca telefonunun şarjı bitecek diye yoğun kaygı yaşaması normal kabul edilmiyor. Dumlu, “Tüm aile bireyleri yanındayken bile şarjın bitmesi korkusuyla saldırganlaşan, gündelik işlerine odaklanamayan kişilerde kaygı bozukluğu söz konusu olabilir” ifadelerini kullanıyor. Bu noktada ailelerin gözlem yapmasının ve gerektiğinde uzman desteğine başvurmasının önemli olduğu vurgulanıyor.
Nomofobi Hayat Kalitesini Nasıl Etkiliyor?
Nomofobi yalnızca geçici bir huzursuzluk hali değil. Uzmanlara göre uzun vadede dikkat süresinde azalma, uyku problemleri ve sosyal ilişkilerde zayıflama gibi sonuçlara yol açabiliyor. Sürekli ekrana yönelme ihtiyacı, bireyin hem iş hem de özel yaşamında verimliliğini düşürüyor. Yüz yüze iletişim zayıflıyor, sabır eşiği azalıyor.
Bu durumun temelinde ise çoğu zaman yalnızlık hissi, sosyal medyadan kopma korkusu ve sürekli uyarana maruz kalma alışkanlığı bulunuyor. Uzman Psikolog Başak Dumlu, korunmak için gün içinde bilinçli olarak telefonsuz zaman dilimleri oluşturulmasını öneriyor. Özellikle çocuk ve gençlerin ekran süresinin sınırlandırılması gerektiğini belirten Dumlu, ailelerin bu konuda örnek davranış sergilemesinin de kritik olduğuna dikkat çekiyor.
Dijital dünya hayatın bir gerçeği. Ancak uzmanlara göre önemli olan, teknolojiyi kontrol altında tutabilmek. Aksi halde nomofobi, fark edilmeden gündelik yaşamın merkezine yerleşebiliyor. Ve o noktadan sonra, mesele sadece biten bir şarj olmaktan çıkıyor.




