Türkiye ile Moğolistan arasında yürütülen sağlık iş birliği, iki ülke adına tarihi bir başarıya sahne oldu. Çocuk Hematoloji ve Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Tunç Fışgın ve beraberindeki Türk sağlık heyeti, Moğolistan’ın başkenti Ulan Batur’da ülke tarihinin ilk çocuk kemik iliği naklini başarıyla gerçekleştirdi. Bu gelişme, yalnızca bir hastanın sağlığına kavuşması açısından değil, Moğolistan’da çocuk hematoloji ve onkoloji alanında kalıcı ve sürdürülebilir bir tedavi altyapısının kurulması bakımından da kritik bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.
Çocuk hastalar kendi ülkelerinde tedavi imkânına kavuştu
Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) desteğiyle yürütülen proje; Medical Park Bahçelievler Hastanesi, Altınbaş Üniversitesi, TİKA Moğolistan Program Koordinasyon Ofisi, Türkiye Cumhuriyeti Moğolistan Büyükelçiliği, Moğolistan Sağlık Bakanlığı, Ulan Batur 1 No’lu Devlet Hastanesi ve Ulusal Anne ve Çocuk Sağlığı Merkezi iş birliğiyle hayata geçirildi.
Bu kapsamlı çalışma çerçevesinde, Moğolistan’da çocuk kemik iliği nakli merkezinin hazırlanması, yerel sağlık personelinin eğitilmesi, teknik ve tıbbi altyapının güçlendirilmesi ile klinik uygulamanın birlikte yürütülmesi sağlandı. Böylece çocuk hastalar, tedavi için yurt dışına gitmek zorunda kalmadan kendi ülkelerinde nitelikli sağlık hizmetine erişmeye başladı.
“Amacımız kalıcı bir tedavi kapasitesi oluşturmak”
Projeye ilişkin değerlendirmelerde bulunan Prof. Dr. Tunç Fışgın, yapılan çalışmanın uzun vadeli etkilerine dikkat çekti. Fışgın, “Bu çalışma, Moğolistan’da çocuk hematoloji ve onkoloji alanında kalıcı bir tedavi kapasitesi oluşturulması açısından çok önemli bir adımdır. Klinik uygulamanın, eğitimli yerel ekiplerle birlikte yapılması bu hizmetin sürdürülebilirliği açısından büyük önem taşıyor. Amacımız yalnızca bir hastanın tedavisine katkı sağlamak değil, bilgi ve deneyimi kalıcı olarak aktarmaktır” ifadelerini kullandı.
Uluslararası sağlık projelerinin, ülkelerin kendi sağlık sistemlerini güçlendirdiğini vurgulayan Fışgın, Türkiye’nin bu alandaki bilgi birikiminin Moğolistan’da uzun yıllar boyunca çok sayıda çocuğun hayatına dokunacağını belirtti.
Moğol hekimlerden Türkiye’ye teşekkür
Projede yer alan Moğolistanlı sağlık çalışanları da sürecin kendileri için büyük bir kazanım olduğunu dile getirdi. Eğitim sürecine katılan bir Moğol hekim, “TİKA’nın sunduğu bu imkân yalnızca bir eğitim değil; ülkemizde eksik olan bir tedavi alanının temellerinin atılması anlamına geliyor. Türkiye’ye ve TİKA’ya minnettarız” sözleriyle iş birliğinin önemini vurguladı.
“Her çocuk kendi vatanında şifa bulsun”
TİKA Başkanı Abdullah Eren ise projenin insani boyutuna dikkat çekti. Bu çalışmanın sadece tıbbi bir operasyon olmadığını belirten Eren, “Moğolistan’da lösemiyle mücadele eden 15 yaşındaki Miçidmaa’nın kendi vatanında şifa bulması, tüm çocuklarımız için yeni bir umut oldu. İstiyoruz ki her çocuk kendi ülkesinde şifa bulsun” dedi.
Eren, Türkiye ile Moğolistan arasındaki bu sağlık iş birliğinin dostluk ve dayanışmanın en somut örneklerinden biri olduğunu ifade ederek, katkı sunan tüm kurum ve sağlık çalışanlarına teşekkür etti.
Türk ekibe ‘Şeref Nişanı’ takdim edildi
Başarıyla tamamlanan nakil sonrası çocuk hasta tam remisyon ile taburcu edildi. Moğolistan Meclisi’nde düzenlenen resmi törende, Moğolistan Sağlık Bakanı Dr. Jigjidsuren Chinburen tarafından projede görev alan Türk sağlık ekibine ‘Şeref Nişanı’ takdim edildi.
Ayrıca düzenlenen basın toplantısında, iki ülke arasındaki sağlık alanındaki iş birliğinin gelecekte daha da geliştirilmesi yönünde güçlü mesajlar verildi.





