2014 yılında bir bakım onarım çalışması sırasında yaklaşık 4 metre yükseklikten beton zemine düşen ve omurgasında kırıklar oluşan bir işçinin başlattığı yargı süreci, tarihi bir kararla noktalandı. İlk derece mahkemesi, Adli Tıp Kurumu raporundaki "yüzde 0 maluliyet" oranına dayanarak maddi tazminat talebini reddetmişti.
Yerel mahkemenin, "kalıcı bir engel kalmadığına göre sürekli iş göremezlik tazminatı ödenmez" gerekçesiyle verdiği karar, Yargıtay tarafından bozuldu. Yüksek mahkeme, tazminat hakkı için sadece kalıcı sakatlığın değil, iyileşme süresince yaşanan ekonomik kayıpların da esas alınması gerektiğine dikkat çekti.
TEDAVİ SÜRECİ YÜZDE 100 İŞ GÖREMEZLİK SAYILACAK
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi’nin aldığı kararla birlikte, iş kazası sonrası raporlu olunan sürelerdeki hak kayıpları güvence altına alındı. Yüksek mahkeme, işçinin kalıcı bir engeli bulunmasa dahi, tedavi sürecinde çalışamadığı her günün bir maddi zarar oluşturduğuna hükmetti.
"Kararda, raporlu olunan sürede çalışamayan sigortalının bu dönemde yüzde 100 iş göremez kabul edilmesi gerektiği vurgulandı. Bu süreçte oluşan ücret kayıplarının bilirkişi aracılığıyla hesaplanması ve işverenin bu zararı karşılaması gerektiği belirtildi."
İŞVERENİN SORUMLULUĞU İYİLEŞME İLE SONA ERMİYOR
Yeni içtihat, işverenler için de yeni bir hukuki sorumluluk tablosu ortaya koyuyor. İşçinin kazadan sonra sağlığına kavuşup işine geri dönmesi, kazadan doğan maddi yükümlülükleri ortadan kaldırmıyor. Yargı, sadece kalıcı hasarları değil, kaza sonrası toparlanma evresinde yaşanan ekonomik mağduriyetleri de koruma altına alan geniş bir perspektif benimsiyor.
İş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin eksiksiz alınması, benzer maddi yükümlülüklerin önüne geçilmesi açısından kritik önem taşıyor. Çalışanlar ise artık fiziksel bir engel kalmasa dahi, tedavi gördükleri süre boyunca uğradıkları tüm gelir kayıpları için yargı yoluna başvurma hakkına kavuşmuş durumda.
EMSAL KARARIN ÇALIŞMA HAYATINA ETKİSİ
Bu kararla birlikte iş kazası davalarında bugüne kadar uygulanan maluliyet oranı yeniden hesaplanacak. Artık tazminat davalarında dosya kapsamı, işçinin iyileşip işe başladığı tarihe kadar olan süreci de kapsayacak şekilde genişletilecek.
SGK tarafından yapılan geçici iş göremezlik ödemeleri hesaplamadan düşülecek olsa da, gerçek ücret ile SGK ödemesi arasındaki farkın işveren tarafından tazmin edilmesi zorunlu hale gelecek. Böylece iş kazası sonrası yaşanan geçici gelir kayıpları, çalışan için bir mağduriyet sebebi olmaktan çıkacak.



