Merkez üssü Kocaeli’nin Gölcük ilçesi olan 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin ardından Değirmendere sahilinde meydana gelen çökmeler, kıyıdaki birçok yapının denizin altında kalmasına neden oldu.

Sahilden yaklaşık 180 metre açıkta bulunan batık bölgede, 18 ila 55 metre arasındaki derinliklerde depremden kalan yapı ve eşya kalıntıları bulunuyor.
ÇINAR AĞAÇLARI BİLE DENİZİN DİBİNDE
Su altında yapılan dalışlarda kökünden sökülerek deniz tabanına sürüklenen dev çınar ağaçlarının yanı sıra çay bahçelerine ait şemsiyeler, sokak lambaları ve çeşitli yapı kalıntıları görüntüleniyor.

Bir dönem insanların yaşam alanı olan bölge, geçen yıllarla birlikte deniz canlılarının yaşam alanına dönüşerek adeta doğal bir yapay resif haline geldi.
“GERÇEK GÖRÜNTÜLER SU ALTINDA DURUYOR”
Değirmendere Sualtı Topluluğu Başkanı Murat Kulakaç, deprem sonrasında bölgeye gelen ekiplerde görev yaptığını belirterek, dışarıdaki yaşamın zamanla yeniden kurulduğunu ancak depremin izlerinin su altında halen korunduğunu ifade etti.

Kulakaç, su altındaki kalıntıların depremin gücünü gösterdiğini belirterek, geçmişten ders çıkarılması ve olası afetlere karşı hazırlıkların sürdürülmesi gerektiğine dikkat çekti.
DEPREMİ YAŞAYANLAR DUYGULANIYOR
Batık bölgenin zaman içerisinde dalış turizminin de dikkat çeken noktalarından biri haline geldiği belirtilirken, özellikle 17 Ağustos Depremi’ni yaşayanların su altındaki görüntülerden büyük ölçüde etkilendiği ifade edildi.

Dalgıçlar, bazı ziyaretçilerin eski yaşam alanlarını su altında gördüklerinde duygusal anlar yaşadığını aktarıyor.
27 YIL SONRA HÂLÂ AYNI MESAJ
Gölcük Değirmendere’deki batık şehir, 27 yıl sonra da Marmara Depremi’nin izlerini taşıyor. Deniz altında kalan yapılar ve eşyalar, depremin yalnızca karada değil denizin altında da bıraktığı yıkımı gözler önüne seriyor.
Batık bölge, bir yandan deniz canlılarına yaşam alanı sunarken diğer yandan deprem gerçeğinin unutulmaması gerektiğini hatırlatan sessiz bir tanıklık olarak varlığını sürdürüyor.




