İstanbul başta olmak üzere büyükşehirlerdeki kira kaosu, kentsel dönüşümle birleşince içinden çıkılmaz bir hal aldı. Ev sahipleri, dönüşümü fırsat bilerek eski kiracıdan kurtulmanın ve kirayı 10'a katlamanın peşinde. Ancak hukuk, bu kurnazlığa geçit vermiyor. Yıkılan binadaki kiracının, yeni binada da kiracı olma hakkı "Yeniden Kiralama Yasağı" maddesiyle güvence altında. Bu madde, ev sahibine "Eski kiracını davet etmeden başkasına veremezsin" diyor.
İSPAT YÜKÜ EV SAHİBİNDE
Burada kritik nokta ispat. Ev sahibi, "Ben aradım açmadı, istemedi" diyerek işin içinden sıyrılamaz. Hukuk, yazılı belge ve resmi tebligat arıyor.
İnşaat tamamlandığında mülk sahibinin noterden ihtarname çekmesi şart. Eğer bu yapılmadıysa ve kiracı, eski dairesinde başka birinin oturduğunu tespit ederse, tazminat davası açma hakkı doğuyor. Avukatlar, kiracıların eski adreslerini ara ara kontrol etmelerini, tapu kayıtlarına veya apartman yönetimine sorarak dairenin durumunu takip etmelerini öneriyor.
3 YILLIK ZAMANAŞIMI VAR
Tazminatın miktarı ise eski kira bedeli üzerinden hesaplanıyor. Son ödenen kiranın 12 katı, yani bir yıllık bedel, kiracının cebine tazminat olarak giriyor.
Ancak bu hakkın sonsuz bir süresi yok. Avukat Çiğdem Kezer, tahliye tarihinden itibaren veya binanın bitiminden itibaren işleyen süreçlere dikkat çekerek, 3 yıllık zamanaşımı süresi dolmadan davanın açılması gerektiğini vurguluyor. Hakkını bilen kiracı, mağduriyetini nakdi kazanca dönüştürebiliyor.

