İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Uçak ve Uzay Bilimleri Fakültesi İklim Bilimi ve Meteoroloji Mühendisliği Bölümü Başkanı Prof. Dr. Hüseyin Toros liderliğindeki ekip, kentin hava kalitesini inceledi. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile İstanbul Büyükşehir Belediyesine ait 26 ölçüm istasyonunun verileri analiz edildi. 2025 ve 2026 yıllarının temmuz ayları kıyaslandığında, havadaki partikül madde (PM10) oranının yüzde 7 düştüğü anlaşıldı.
Geçen yılın temmuz ayında 26 istasyon genelinde metreküp başına 32,04 mikrogram olan partikül madde konsantrasyonu ortalaması, bu yıl 29,77 mikrograma geriledi.
İncelenen noktalardan 17’sinde partikül madde kirliliği düşerken, 9 istasyonda havanın daha da kirlendiği saptandı.
EN KİRLİ HAVA SULTANGAZİ'DE, EN TEMİZ HAVA KANDİLLİ'DE
Şehirde partikül madde yoğunluğunun en yüksek seviyeye ulaştığı yer metreküp başına 56,66 mikrogramla Sultangazi 3 istasyonu oldu. Burayı 55,31 mikrogramla Kağıthane 1 izledi. Hemen ardından 51,41 mikrogramla Sultangazi 2 istasyonu geldi. Kirlilik bu bölgelerde İstanbul ortalamasını büyük oranda aştı.
Temiz hava parametrelerinde ise Anadolu Yakası zirveyi kimseye bırakmadı.
Kandilli 1 istasyonu metreküp başına 14,14 mikrogramla havası en ferah bölge olarak belirlendi. Üsküdar 1 istasyonunda bu değer 15,75, Ümraniye 1 istasyonunda ise 16,15 mikrogram seviyesinde kaldı.
SARIYER'DE KİRLİLİK ARTTI, ÜMRANİYE NEFES ALDI
Temmuz ayında bir önceki yıla göre havanın en fazla kirlendiği ilçe yüzde 76,37’lik yükselişle Sarıyer oldu. Kumköy yüzde 64,51 artış oranıyla onu takip etti.
Havalarda en büyük iyileşme ise yüzde 46,76’lık azalmayla Ümraniye 1 istasyonunda yaşandı. Ümraniye'yi yüzde 40,95 düşüşle Üsküdar 1 ve yüzde 40,21 düşüşle Yenibosna izledi.
KALICI İYİLEŞME İÇİN ÇEVRE DOSTU POLİTİKALAR ŞART
Araştırma sonuçlarını değerlendiren Prof. Dr. Hüseyin Toros, kent genelindeki gerilemenin insan sağlığı açısından oldukça sevindirici olduğunu vurguladı. Ulaşım kaynaklı emisyonların azaltılması ile sanayide alınan çevresel tedbirler bu iyileşmede büyük rol oynuyor. Yakıt kalitesindeki yükseliş ve elverişli meteorolojik koşullar da süreci doğrudan destekliyor. Genel ortalamadaki düşüşe rağmen bazı noktalarda bölgesel kirlilik unsurları varlığını sürdürüyor.
Bu alanlara özel tedbirler alınması gerektiğini belirten Toros, hava kalitesinin sürdürülebilir olması için sanayi ve enerji kullanımı süreçlerinde çevre dostu politikaların uygulanmasını tavsiye etti. Bireysel katkıların hayati olduğuna değinen uzman isim, toplu taşımanın kullanılmasını istedi. Ayrıca enerji tasarrufu sağlanması ve yeşil alanların korunmasının şart olduğunu ekledi.




