Kıymetli maden piyasalarında 2026 başında görülen rekor serisi yerini sert bir satış dalgasına bıraktı. Senenin başında 121 doları görerek tüm zamanların zirvesini test eden gümüşün ons fiyatı, 14 Ekim işlemlerinde 58,50 dolara kadar çekildi. Tepe noktasına göre yaklaşık yarı yarıya eriyen piyasa değeri, emtiayı son 10 haftanın en düşük işlem aralığına sürükledi.

GÜMÜŞ FİYATLARI NEDEN DÜŞÜYOR?

Değerli metaller cephesinde yaşanan bu sert geri çekilmenin merkezinde faiz dinamikleri yer alıyor. ABD 10 yıllık tahvil faizlerinin 13 Ekim seansını yüzde 5,22 civarında kapatması, getiri sunmayan emtialardan düzenli faiz sağlayan araçlara doğru güçlü bir sermaye göçü başlattı. Ekim ayının ilk günlerinden bu yana ABD tahvil fonlarına yaklaşık 14 milyar dolarlık net giriş kaydedilmesi, küresel yatırımcıların güvenli liman olarak sabit getirili menkul kıymetleri seçtiğini doğruluyor.

Asgari ücrette 2027 maratonu erken başladı: Uzman isim açıkladı
Asgari ücrette 2027 maratonu erken başladı: Uzman isim açıkladı
İçeriği Görüntüle

Amerikan para biriminin uluslararası piyasalardaki yükselişi de satış baskısını derinleştiriyor. Doların güç kazanması, dolar cinsinden işlem gören madenleri diğer para birimlerine sahip alıcılar için pahalı kılıyor. Enerji maliyetlerindeki katılığın körüklediği enflasyon endişeleri ise Amerikan Merkez Bankasının (Fed) faizleri uzun süre yüksek tutacağı tahminlerini besleyerek gümüşün cazibesini sınırlıyor.

TEKNOLOJİ VE SANAYİ KANADINDA TALEP SANCISI

Altından farklı olarak tüketiminin çok büyük bir kısmı endüstriyel üretime dayanan gümüş, teknoloji şirketlerine ilişkin beklentilerden doğrudan etkileniyor. Son dönemde yapay zekâ altyapılarına ayrılan dev bütçelerin kısa vadede kârlılığa dönüşüp dönüşmeyeceğine yönelik tartışmalar, veri merkezleri ve elektronik donanım kaynaklı hammadde talebini gölgeliyor.

Yeşil enerji dönüşümünün lokomotifi sayılan fotovoltaik güneş paneli üreticilerinin izlediği tasarruf politikaları da tüketim görünümünü baskılıyor. Panel üreticileri maliyetleri kısmak adına birim başına harcanan gümüş miktarını asgariye indirmeye çalışırken alternatif iletken malzemelere yöneliyor. Takı sektöründe öngörülen talep daralması da tabloya eklenince, otomotiv ve tüketici elektroniğindeki istikrarlı kullanım tek başına fiyatları yukarı taşımaya yetmiyor.

ÜRETİM AÇIĞINA RAĞMEN FİYATLAR NEDEN BASKILANIYOR?

Fiziki piyasadaki dengesizlikler ise finansal göstergelerle zıt bir görünüm sergiliyor. Sektörün çatı kuruluşu Silver Institute tarafından nisan ayında yayımlanan raporda, küresel gümüş piyasasının aralıksız altıncı senesinde de arz açığı vermesinin beklendiği kaydedildi. Rapordaki projeksiyonlar, 2021 ile 2026 yılları arasındaki kümülatif maden açığının 762,1 milyon onsa ulaşacağına işaret ediyor.

Mevcut tüketimin madencilik üretimini aşmayı sürdürmesine karşın yüksek borçlanma maliyetleri, pahalı dolar ve sanayi sektöründeki büyüme çekinceleri piyasadaki ağırlığını koruyor. Gümüşün bundan sonraki rotasını, fiziki piyasadaki arz darlığı ile para politikasının yarattığı faiz baskısı arasındaki bilek güreşi belirleyecek.

Kaynak: Haber Merkezi