Peki, hizmet süresi tespit davası nedir, kimler dava açabilir, akraba tanıklar mahkemede geçerli sayılır mı ve eksik prim günleri EYT kapsamında emeklilik hakkını nasıl etkiler? İşte konuya dair tüm merak edilen o soruların yanıtları...
2023 yılında TBMM'den geçen EYT yasasıyla sigorta başlangıcı 8 Eylül 1999 öncesi olan yaklaşık 3 milyon kişi emeklilik hayaline kavuştu. Ancak yine yüz binlerce çalışan, fiilen çalışmış olmalarına rağmen işverenlerin SGK'ya prim ödememesi veya eksik bildirmesi sebebiyle bu haktan mahrum kaldı. Yıllarca döktükleri alın terinin karşılığını almak ve eksik prim günlerini tamamlamak isteyen mağdurlar, çareyi iş mahkemelerine başvurmakta buldu. Tam da bu noktada Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, hizmet tespit davalarının seyrini baştan aşağı değiştirecek tarihi bir karara imza attı. Yüksek mahkeme, çalışma süresinin sadece resmi SGK kayıtlarıyla sınırlı tutulamayacağını ve tanıkların akraba olmasının verdikleri ifadeyi otomatik olarak geçersiz kılmayacağını hükme bağladı. Bu emsal kararın ardından gözler detaylara çevrilirken, "eksik prim günü mahkeme kararıyla tamamlanabilir mi, sigortasız çalışılan süreler mahkemede nasıl ispatlanır?" soruları gündemin ilk sırasına yerleşti.
EYT'Yİ EKSİK PRİMDEN KAÇIRANLAR İÇİN HİZMET TESPİT DAVASI NEDİR, KİMLER AÇABİLİR?
Çalışma hayatında fiilen yer almasına rağmen sigortası hiç yapılmayan veya eksik yatırılan işçiler, geçmişe dönük haklarını aramak için hizmet tespit davası açıyor. 1999 öncesinde işe giren ancak primleri yatırılmadığı için EYT'yi kaçıranlar, bu davalar sayesinde sigortasız geçirdikleri dönemleri resmi olarak tescil ettirmeye çalışıyor. Yargıtay'ın son değerlendirmesi, bu tür davalarda sadece kurumsal evrakların değil, mahkemeye sunulan diğer delillerin ve tanık beyanlarının da çok daha dikkatli incelenmesi gerektiğini bir kez daha gözler önüne serdi.
AKRABA TANIKLIĞI MAHKEMEDE GEÇERLİ SAYILIR MI? YARGITAY NE KARAR VERDİ?
Sürece konu olan olayda, 1994 yılında bir üretim tesisinde işe başlayan işçi, 2017 yılında hastaneye gittiğinde sigortasının hiç yatırılmadığını fark etti. İstifa ederek mahkemenin yolunu tutan mağdur işçi, 23 yıl 2 ay boyunca kesintisiz çalıştığını belirterek haklarını talep etti. İlk derece iş mahkemesi işçiyi haklı bulurken, İstinaf (Bölge Adliye) Mahkemesi, işçinin gösterdiği tanığın öz kardeşi olması nedeniyle bu ifadeye itibar etmedi ve süreyi SGK kayıtlarına göre 13 yıl 2 ay 25 güne düşürdü. Ancak dosyayı son olarak inceleyen Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, tanığın akraba olmasının tek başına beyanını yalanlamaya yetmeyeceğine hükmetti. Kararda, tanığın o dönem aynı iş yerinde çalıştığı ve işçinin işe giriş sürecini doğruladığı vurgulanarak İstinaf Mahkemesi'nin kararı bozuldu.
SİGORTASIZ ÇALIŞILAN SÜRELER VE EKSİK PRİM GÜNLERİ HANGİ DELİLLERLE İSPATLANABİLİR?
Yüksek mahkemenin verdiği bu emsal karar, hizmet süresinin ispatında kullanılabilecek belgelerin çerçevesini de net bir şekilde çizdi. Karara göre, işçinin kesintisiz çalıştığını ispatlaması için dosyada sadece SGK dökümlerine bakılmayacak. İşveren kayıtları, işe giriş ve çıkış belgeleri, iş yeri iç yazışmaları, aynı iş yerinde çalışan diğer mesai arkadaşlarının ifadeleri ve hatta komşu iş yerlerindeki çalışanların tanıklıkları bile geçerli delil kabul edilecek.
1999 ÖNCESİ SİGORTALI OLUP PRİMİ EKSİK OLANLAR ŞİMDİ NE YAPACAK?
Yargıtay'ın ortaya koyduğu bu yaklaşım, SGK kayıtlarında eksiği olan ve sırf bu yüzden EYT'den yararlanamayan on binlerce vatandaşa yepyeni bir hukuki yol açtı. Artık işçiler, aynı iş yerinde beraber çalıştıkları akrabalarını da gönül rahatlığıyla tanık olarak gösterebilecek. Eksik hizmet süresi nedeniyle emeklilik hakkını kaybettiğini düşünen vatandaşlar, bu emsal karar sayesinde ellerindeki tüm bilgi, belge ve tanıklarla yeniden mahkemelere başvurup hayallerindeki emeklilik kapısını aralayabilecek.





