CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, tarım destekleri ve Tarım ve Orman Bakanlığı bütçesine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Gürer, 2025 yılının kurak geçtiğini, bu nedenle rekolte ve ürün kayıplarının yaşandığını belirtti.
“ÇİFTÇİYE HAK ETTİĞİ DESTEK VERİLMİYOR”
Tarım ve Orman Bakanlığı’nın 2026 yılı bütçesinin 542 milyar lira olarak belirlendiğini hatırlatan Gürer, Tarım Kanunu’nun 21. maddesine göre çiftçiye verilmesi gereken desteğin millî gelirin yüzde 1’i olduğunu ve bu tutarın 772 milyar liraya ulaştığını ifade etti. Buna karşın tarımsal destekler için ayrılan kaynağın 168 milyar lira olduğunu belirten Gürer, “Tarım Kanunu’na göre verilmesi gereken destek çiftçiye verilmiyor. Bu, çiftçilerimiz için yeterli değil” dedi.
“542 MİLYAR LİRAYLA TÜM SORUNLAR NASIL ÇÖZÜLECEK?”
Gürer, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın mevcut bütçeyle sulama suyu sorununu çözmesinin, toplulaştırma yapmasının, çiftçiye destek vermesinin ve tarımdaki yapısal sorunlara çözüm üretmesinin mümkün olup olmadığını sorguladı. Türkiye’nin su ve sulama sorunu yaşadığını belirten Gürer; baraj, gölet, kapalı sulama, damlama ve yağmurlama yatırımlarının da bu bütçe kapsamında yürütülmeye çalışıldığını dile getirdi.
“BORÇLU ÇİFTÇİYE KREDİ YOK”
Bu yıl uygulamaya alınan düzenlemeyle BAĞ-KUR prim borcu bulunan çiftçilere kredi verilmediğini belirten Gürer, krediye erişemeyen çiftçinin üretimde kalamadığını söyledi. Çiftçilerin bankalara olan borcunun 1 trilyon 2 milyar liraya ulaştığını ifade eden Gürer, destek verilmeden tarımsal üretimin sürdürülemeyeceğini kaydetti.
“DESTEK, GIDA GÜVENCESİDİR”
Çiftçiye ve besiciye verilen desteğin ülkenin gıda güvencesi anlamına geldiğini vurgulayan Gürer, yağışların yeniden umut oluşturduğunu ancak bu umudun korunması için desteklerin zamanında verilmesi gerektiğini söyledi. Gürer, geçen yıl yaşanan don olayında dahi destek ödemelerinin tamamlanmadığını hatırlattı.
“DESTEK OLMAZSA RAF FİYATLARI DÜŞMEZ”
Girdi maliyetlerindeki artışın tarımı zorladığını belirten Gürer; üretimin pahalılaştığını, kırsaldan kente göçün arttığını ve çiftçi yaş ortalamasının 58’e yükseldiğini ifade etti. Gençlerin tarıma yönelmesi için desteklerin artırılması gerektiğini söyledi.
“TARIMI KİLİTLEMEYİN”
Yem, gübre, tohum, ilaç, mazot, işçilik, enerji ve su giderlerindeki artışın ürün maliyetlerine doğrudan yansıdığını dile getiren Gürer, ürünlerin üreticiden rafa gelene kadar birçok el değiştirdiğini ve fiyatların bu süreçte katlandığını belirtti.




