Türkiye'nin hızla yaşlanan demografik yapısı, sosyal güvenlik sisteminde köklü bir değişikliği zorunlu kıldı. Geleneksel aile yapısının dönüşmesi, kentleşme ve zorlaşan çalışma şartları, yaşlı bakımını ailelerin omuzlarında taşınması güç bir yüke dönüştürürken ekonomi yönetimi harekete geçti. Resmî Gazete’de yayımlanan yeni OVP ile milyonların aklındaki "yaşlanınca bana kim bakacak?" endişesini ortadan kaldırmayı hedefleyen kalıcı bir düzenlemenin temelleri atıldı.
SGK SİSTEMİNDE YENİ DÖNEM: BAKIM SİGORTASI NASIL İŞLEYECEK?
Yeni yapının bütçesi tek bir merkeze veya yalnızca devlete yüklenmeyecek. Tıpkı mevcut sosyal güvenlik sistemlerinde olduğu gibi işçi, işveren ve devletin ortak prim katkısıyla sürdürülebilir, devasa bir fon havuzu oluşturulacak. Bu fon sayesinde evde sağlık ve palyatif bakım hizmetleri birinci basamak sağlık tesisleriyle doğrudan entegre edilerek daha kurumsal bir işleyişe kavuşacak. Aynı zamanda bakım ekonomisinin büyümesiyle kreş ve bakım merkezlerinin sayısı artırılarak, evdeki bakım yükü yüzünden çalışma hayatından kopmak zorunda kalan kadınların istihdama dönüşü teşvik edilecek.
İSA KARAKAŞ: "SİSTEM YAŞLILIKTA BİR KALKAN OLACAK"
Uygulamanın altyapısını değerlendiren SGK Başuzmanı İsa Karakaş, oluşturulan yapının tamamen sosyal sigortacılık ilkelerine göre işleyeceğinin altını çizdi. Karakaş, sistemin güvence boyutunu şu kritik cümlelerle özetledi: “İş kazasında ve hastalıkta SGK nasıl bir güvenceyse, Bakım Sigortası da yaşlılıkta öyle bir kalkan olacaktır. Finansmanı tamamen çalışan, işveren primleri ve devlet katkısı ile sağlanacaktır.”
TÜİK RAKAMLARI DEĞİŞİMİN ZORUNLULUĞUNU KANITLIYOR
Kurulan bu yeni sigorta kalkanının arkasındaki en net dayanak ise istatistiklere yansıyan nüfus gerçeği. TÜİK verilerine göre Türkiye'deki 26 milyon 599 bin 261 hanenin yaklaşık 6,7 milyonunda 65 yaş ve üzeri en az bir birey yaşıyor. Yaşlı nüfus oranının son beş yılda yüzde 20,7 gibi dramatik bir artış göstermesi, yaşlı bakımının neden yeni bir sigorta kolu olması gerektiğini gözler önüne seriyor. Halihazırda 500 binden fazla vatandaşın yararlandığı evde bakım yardımları, bu reformla birlikte geçici bir destek ödemesi olmaktan çıkıp milyonlarca çalışanın geleceğini garanti altına alan kalıcı bir hakka dönüşecek.




