Ünlü sanatçı Cengiz Kurtoğlu, burun kanaması şikayetiyle gittiği hastanede iki damarının tıkalı olduğunu öğrendi. Acil müdahale edilen sanatçının bir damarına stent takılırken, genel sağlık durumunun iyi olduğu açıklandı.
Türk müziğinin "Yaşayan Efsanesi" Cengiz Kurtoğlu, bugün öğle saatlerinde aniden gelişen bir sağlık sorunu nedeniyle hastaneye kaldırıldı. Editör Beyza Akgüneş'in aktardığı bilgilere göre, Kurtoğlu'nun yaşadığı basit bir burun kanaması, aslında vücudunun verdiği kritik bir alarm çıktı
.
Kritik Teşhis: İki Damar Tıkalı
Hastanede yapılan kardiyolojik incelemeler, sanatçının kalp damarlarında ciddi tıkanıklıklar olduğunu ortaya koydu:
İlk Müdahale: Doktorlar, hayati risk oluşmaması adına vakit kaybetmeden müdahale ederek tıkalı olan damarlardan birine stent taktı.
İkinci Aşama: İkinci tıkalı damar için ise hemen işlem yapılmadı. Sanatçının vücudunun dinlenmesi amacıyla bu damara yaklaşık bir ay sonra müdahale edilmesi planlanıyor.
Sağlık Durumu Nasıl?
Operasyonun ardından gelen bilgiler yüreklere su serpti. Sanatçının hayati tehlikesinin bulunmadığı, operasyonun başarılı geçtiği ve şu an müşahede altında dinlendiği öğrenildi. "Küllenen Aşk" ve "Yorgun Yıllarım" gibi unutulmaz eserlerin sahibi olan Kurtoğlu'nun, kısa bir dinlenme sürecinin ardından taburcu edilmesi bekleniyor.
Cengiz Kurtoğlu Kimdir?
Cengiz Kurtoğlu, 5 Mayıs 1959 tarihinde Artvin'in Arhavi ilçesinde dünyaya gelmiştir. "Yaşayan Efsane" olarak anılan sanatçı, Türk fantezi ve arabesk müziğinin en önemli temsilcilerinden biridir.
Kariyer Başlangıcı: Müziğe memleketi Arhavi'de kurduğu "Ciha Dağı Efsanesi" isimli orkestra ile başladı. 1982 yılında İstanbul'a gelerek profesyonel müzik hayatına adım attı.
Altın Yıllar: 1984 yılında çıkardığı "Sen Sözden Anlamaz Mısın" albümüyle büyük bir çıkış yakaladı. Ardından gelen "Unutulan", "Gelin Olmuş Gidiyorsun" ve "Okul Yılları" albümleriyle milyonlarca satış rakamına ulaştı.
Unutulmaz Eserleri: "Küllenen Aşk", "Yorgun Yıllarım", "Saklı Düşler", "Hain Geceler" ve "Duvardaki Resim" gibi şarkıları Türk müzik tarihinin klasikleri arasına girdi.
Tarzı: Kendine has bariton sesi ve duygusal yorumuyla "Taverna Müziği" akımının öncüsü olmuştur.






