Küresel ekonomide kartların yeniden dağıtıldığı bir dönemden geçilirken, altın fiyatları tarihsel döngüsünün en hareketli günlerini yaşıyor. 1971 yılında yaşanan "Nixon Şoku" olayı ile birlikte altın standardının terk edilmesi, finans dünyasında yeni bir devrin kapılarını aralamıştı. O günden bu zamana kadar ulusal paraların değeri fiziki varlıklardan ziyade ekonomik güvene endeksli hale gelse de, jeopolitik kriz anlarında vatandaşlar ve merkez bankaları hâlâ altına sığınıyor. 2025 yılının ikinci yarısından bu zamana kadar devam eden gerginlikler ise bu durumu bir kez daha teyit etti.
5 BİN DOLAR SINIRINDA NELER OLUCAK?
ABD-İsrail ile İran arasındaki gerilimin sıcak çatışmaya dönüşmesiyle birlikte ons altın fiyatları adeta uçuşa geçmişti. Şubat ayı sonunda 5 bin 420 dolar seviyesine kadar tırmanarak tüm zamanların rekorunu kıran değerli metal, bu noktada tutunmayı başaramadı. Satış baskısının artmasıyla birlikte fiyatlar önce 5 bin dolar sınırına, ardından da 4 bin 750 – 5 bin dolar bandına yerleşti. Yatırımcılar şimdi bu geri çekilmenin geçici bir kâr satışı mı yoksa yeni bir düşüş trendi mi olduğunu merak ediyor.
REKOR SEVİYEDEN GERİ DÖNÜŞÜN ŞİFRELERİ
Piyasalarda risk iştahının azaldığı dönemlerde yükselmesi beklenen altının, beklenen ivmeyi koruyamaması birkaç temel etkene bağlanıyor. Öncelikle, yaklaşık bir yıldır süregelen savaş beklentisi piyasalar tarafından çoktan fiyatlanmış durumdaydı. Çatışmalar fiilen başladığında, beklenen büyük sıçramanın gerçekleşmemesinin arkasında bu ön fiyatlama yatıyor.

ENERJİ MALİYETLERİ VE FAİZ BASKISI
Hürmüz Boğazı'ndaki riskler nedeniyle petrol fiyatlarının 100 doları aşması, küresel enflasyon endişelerini yeniden tetikledi. Bu durum, ABD Merkez Bankası'nın (Fed) faiz indirim planlarını ertelemesine neden olurken, yüksek faiz ortamı yatırımcıyı getirisi olmayan altından uzaklaştırarak devlet tahvillerine yönlendirdi. Güçlenen dolar endeksi de altın alımını maliyetli hale getirerek talebi baskılayan bir diğer unsur olarak öne çıktı.
KÖRFEZ ÜLKELERİNDEKİ LİKİDİTE İHTİYACI
Ortadoğu'daki bölgesel istikrarsızlık nedeniyle gelirleri azalan bazı Körfez ülkelerinin nakit ihtiyacını karşılamak adına altın rezervlerinde satışa gitmesi, fiyatlardaki yükselişi adeta frenlemiş durumda. Ancak para piyasası uzmanları bu satışların stratejik değil, anlık ihtiyaç kaynaklı olduğunu açıklıyor.
ALTINDA YENİ YÜKSELİŞ DALGASI YAŞANACAK MI?
Yaşanan olaylarla birlikte önümüzdeki süreçte fiyatların yönünü tamamen diplomatik adımlar belirleyecek. Ortadoğuda gerçekleşen iki haftalık ateşkes sürecinin kalıcı bir barış zeminine taşınması, petrol fiyatlarını ve doların ateşini düşürebilir. Bu senaryo da ise, altına olan ilginin yeniden canlanmasına olanak tanıyabilir. Uzun vadede, merkez bankalarının rezervlerini altınla güçlendirme çalkışması, fiyatlardaki yukarı yönlü potansiyelin hala masada olduğunu gösteriyor. Ancak 2025'teki sert dalgalanmaların aksine, daha sakin ve ekonomik verilere dayalı bir piyasa seyri bekleniyor.




