Üniversite hayali kuran milyonlarca aday için uzun süredir beklenen süreç resmen başladı. Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM), 2026 Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) başvurularının açıldığını duyurdu. Adaylar, 2 Mart 2026 tarihine kadar başvurularını tamamlayabilecek. Başvuruların başlamasıyla birlikte sınav süreci yalnızca akademik değil, psikolojik olarak da yeni bir aşamaya girmiş oldu. Eğitimci Sezer Kamir, bu dönemin adaylar açısından kritik bir kırılma noktası olduğunu belirterek, artık bilgi tekrarının yanı sıra sınav stratejisine odaklanılması gerektiğini vurguladı.
YKS maratonunda ilk adım atıldı
Yükseköğretim Kurumları Sınavı, bu yıl da Temel Yeterlilik Testi (TYT), Alan Yeterlilik Testleri (AYT) ve Yabancı Dil Testi (YDT) olmak üzere üç oturumda gerçekleştirilecek. Adaylar, başvurularını ÖSYM’nin resmî internet sitesi ile Aday İşlemleri Sistemi (AİS) üzerinden yapabilecek. Başvurunun tamamlanmasıyla birlikte sınav tarihi adayların zihninde somutlaşırken, hazırlık süreci de daha disiplinli bir evreye giriyor. Uzmanlar, bu aşamadan sonra plansız çalışmanın adaylar üzerinde stres oluşturabileceğine dikkat çekiyor.
“Başvuruyla birlikte psikolojik eşik geçiliyor”
Eğitimci Sezer Kamir, YKS başvurusunun yalnızca idari bir işlem olmadığını belirterek, sürecin psikolojik boyutuna dikkat çekti. Kamir, “Başvurunun yapılmasıyla birlikte sınav artık soyut bir hedef olmaktan çıkıyor. Adaylar için psikolojik bir eşik geçiliyor. Bu noktadan sonra ‘çalışıyorum’ demek yetmez, nasıl çalıştığını bilmek gerekir” dedi. Kamir’e göre bu dönem, adayların kendi sınav yaklaşımlarını netleştirmeleri açısından büyük önem taşıyor.
Deneme sınavları artık daha belirleyici
Bu süreçte deneme sınavlarının rolünün arttığını vurgulayan Kamir, denemelerin yalnızca bilgi ölçmek için değil, zaman yönetimi ve stres kontrolü açısından da değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. “Deneme sınavlarını gerçek sınav koşullarına mümkün olduğunca yakın uygulamak gerekiyor. Saat, ortam, süre… Hepsi sınavın provası olmalı” diyen Kamir, her deneme sonrası yapılan analizlerin artık daha nokta atışı olması gerektiğini ifade etti. Yapılan hataların birer eksik değil, veri olarak görülmesi gerektiğinin altını çizdi.
“Sınav salonundaki başarı bugünün provasıdır”
Adaylara net bir mesaj veren Sezer Kamir, disiplinli çalışmanın önemini şu sözlerle özetledi:
“Sınav salonundaki başarı, bugün evde ya da kurs merkezinde kurduğunuz disiplinli provanın bir yansımasıdır. Zamanı doğru kullanmayı öğrenen, hatalarından ders çıkaran ve stratejisini netleştiren adaylar bu sürecin sonunda bir adım öne geçer.” Kamir, adayların bu dönemi paniğe kapılmadan, kontrollü ve planlı bir şekilde geçirmesinin başarıya giden yolu açacağını belirtti.




