İş hayatını ve milyonlarca çalışanı ilgilendiren hukuki bir uyuşmazlık Yargıtay kararıyla sonuca bağlandı. Kurumu tarafından kendisine sehven fazla ödeme yapılan bir işçinin bu parayı iade etmesi gerektiği kesinleşti. Yüksek Mahkeme, işverenin yaptığı hatalı ödemelerin hukuken bağışlama sayılamayacağına ve mahkeme yoluyla geri istenebileceğine kanaat getirdi.
YANLIŞ HESAPLAMA YARGIYA TAŞINDI
Olayın geçmişi, bir idare çalışanının daha önce açtığı alacak davasının reddedilmesiyle başladı. Personele kurumu tarafından fazladan ödeme yapıldığı, dava sürecindeki bilirkişi incelemesinde ortaya çıktı. Resmi bildirimlere rağmen işçinin parayı geri vermeyi reddetmesi üzerine idare, alacağın tahsili için yargı yoluna başvurdu. Davalı konumundaki işçi ise istenen meblağın haksız olduğunu savundu.
İlk Derece Mahkemesi dosyayı inceleyerek işçiyi haklı buldu. Mahkeme, emsal konumdaki diğer çalışanlara da aynı oranda zam uygulandığını gerekçe göstererek idarenin fazla tutarı geri isteme hakkı bulunmadığına kanaat getirip davayı reddetti. Kararın temyiz edilmesiyle devreye giren Bölge Adliye Mahkemesi de benzer bir yaklaşımla yerel mahkemenin kararını onadı. İstinaf heyeti, işverenin kendi hesaplama hatasıyla karşı tarafa güven aşıladığını ve işçinin iyi niyetle ödemeyi kabul ettiğini belirtti. Kararda, hakkaniyet ilkeleri gereğince paranın iade edilemeyeceği ifade edildi.
İYİ NİYET SEBEPSİZ ZENGİNLEŞMEYİ ORTADAN KALDIRMIYOR
İdarenin itirazını sürdürmesi üzerine dosya Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin önüne geldi. Yüksek Mahkeme, alt mahkemelerin kararlarını oy birliğiyle bozarak uyuşmazlığa son noktayı koydu.
Bozma kararının temelini Türk Borçlar Kanunu’nun 78. maddesinde yer alan sebepsiz zenginleşme ilkesi oluşturdu. Borçlu olmadığını bilmeden rızasıyla ödeme yapan kişinin, hataya düştüğünü ispatlaması halinde ödediği tutarı geri isteyebileceği hatırlatıldı. Tahakkuk memurunun yaptığı hesaplama hatasının kurumsal bir bağışlama amacı taşımadığını vurgulayan daire, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 1984 tarihli emsal kararına atıf yaptı. Şartlı bir tasarrufa dayanmayan salt hatalı ödemelerin sebepsiz zenginleşme kurallarına göre mutlak surette iade edilmesi gerektiği kaydedildi. İşçinin önceki davasındaki bilirkişi raporuyla fazla ödemenin miktarının kesin olarak saptandığı bildirilerek, mahkemenin bu tutarı tahsil etmesi gerektiğine hükmedildi.


