
Eğitim dünyası, Şanlıurfa’dan gelen acı haberle sarsılırken, Eğitim-Bir-Sen yayımladığı manifesto niteliğindeki açıklamayla yetkililere adeta ültimatom verdi. Yapılan açıklamada, okulların artık huzurlu birer eğitim yuvası olmaktan çıkıp, eğitimcilerin can derdine düştüğü birer risk alanına dönüştüğü savunuldu.
"Münferit Değil, Toplumsal Bir Çürüme"
Açıklamada, saldırının "eski bir öğrenci" tarafından gerçekleştirilmiş olmasının vahametine dikkat çekildi. Eğitim çağındaki çocukların şiddetin faili haline gelmesi ve silaha bu kadar kolay erişebilmesi, "aklın körleşmesi ve ruhun kararması" olarak yorumlandı. Sendika, bu durumun eğitim, aile ve toplum politikalarının kökten sorgulanmasını gerektiren bir kriz olduğunu belirtti.
"Yalnızca Yasa Değil, Kültürel Dönüşüm Şart"
Eğitim-Bir-Sen'in talepleri arasında en dikkat çekeni ise medya ve popüler kültür eleştirisi oldu. Aile yapısını bozan, eğitimcinin itibarını zedeleyen ve şiddeti normalleştiren dizi, program ve showların derhal yayından kaldırılması istendi. "Eğiticiye ve okullara uzanan her el yok edilmeli" diyen sendika, devletin anayasal bir yükümlülük olarak eğitimcilerin can güvenliğini sağlama noktasında daha etkin olması gerektiğini hatırlattı.

