Ticari faaliyetlerini sürdüren pek çok kişi, sisteme girdiğinde borç dökümünde anlamlandıramadığı bazı rakamlarla karşılaşıyor. Posta yoluyla ulaşan resmi yazılarda da sıklıkla göze çarpan bu kodlar, doğrudan devleti maddi zarara uğratma amacı taşımasa da kanuni şekil şartlarına uyulmadığı için mükelleflerin karşısına çıkıyor. Gelir İdaresi Başkanlığı mevzuatına dayanan bildirimler, belge düzenindeki hataların faturası olarak vatandaşın ticari siciline yansıtılıyor.
VERGİ İHBARNAMESİ 3073 VE 3074 KODLARI NE DEMEK?
Sisteme yansıyan bu iki farklı numara, Vergi Usul Kanunu (VUK) kapsamındaki kural ihlallerini sınıflandırmak amacıyla kullanılıyor. VUK'un 352. maddesini işaret eden 3073 kodu, idari dilde "Usulsüzlük Cezası" başlığı altında tanımlanıyor. Faaliyetine başladığını maliyeye zamanında bildirmeyenler, ticari defterlerini kanuni süresi içinde tasdik ettirmeyenler veya verilmesi zorunlu beyannameleri geciktirenler bu grupla cezalandırılıyor.
Diğer yandan 3074 numaralı kod ise VUK 353 ve sonraki maddeleri kapsayan "Özel Usulsüzlük" ihlallerini temsil ediyor. Günlük ticari hayatta belge bazında yapılan hatalar bu koda giriyor. Satış sonrası fatura, fiş, gider pusulası ya da serbest meslek makbuzu kesmemek, alıcının bu evrakları talep etmemesi, belgelere gerçek dışı meblağlar yazmak veya elektronik ortamda düzenlenmesi mecburi olan e-faturaları kağıt üzerinde basmak özel usulsüzlük sayılarak yaptırıma tabi tutuluyor.
YÜZDE 50 İNDİRİM HAKKINDAN YARARLANMA ŞARTLARI
Beklenmedik bir borç tablosuyla karşılaşan işletme sahipleri için tutarın tamamını tek seferde ödemek yegane seçenek değil. VUK'un 376. maddesi, borcunu kabul edip iyi niyetle ödeme eğiliminde olanlara ciddi bir mali avantaj sağlıyor. İlgili ceza evrakının kişiye tebliğ edildiği tarihten itibaren 30 günlük resmi bir karar süreci başlıyor. Mükellef bu bir aylık süre zarfında bağlı bulunduğu vergi dairesine dilekçeyle başvurarak tutarın kalan kısmını vadesinde ödeyeceğine dair taahhüt verirse, borcun tam yarısı siliniyor.
Ancak sağlanan bu hakkın korunması belirli kurallara bağlanmış durumda. Yapılandırılan tutarın devlete söz verilen tarihte yatırılmaması veya mükellefin indirim talep ettikten sonra mahkeme yolunu seçerek idareyle davalık olması halinde anlaşma bozuluyor. Hakkını yargıda aramak isteyenlerin vergi mahkemelerine gitme özgürlüğü bulunuyor. Şayet dava açılmaz ve indirim talebinde de bulunulmazsa, yasal itiraz süresinin bitimini takip eden bir ay içinde meblağın tamamının ödenmesi şart koşuluyor. Vadesi geçen her borç, sisteme günlük gecikme zammı olarak yansımaya devam ediyor.



