2002 yılında 26 milyon 579 bin hektar olan toplam tarım alanının, 2024 itibarıyla 24 milyon 24 bin hektara gerilediğini belirten Gürer, yaşanan kaybın devasa boyutunu şu çarpıcı örnekle açıkladı:
"Kaybedilen 25,5 milyon dekar arazi, neredeyse başkent Ankara’nın yüzölçümüne denk geliyor. Bu, toplam tarım arazilerimizde yüzde 9,6’lık bir daralma demektir."
Zamana Karşı Yarış: Saatte 18,5 Futbol Sahası
Tarım arazilerindeki erimenin zamana yayılan bilançosu, sorunun ne kadar hızlı ilerlediğini ortaya koyuyor. Gürer’in hesaplamalarına göre Türkiye’de:
Her yıl: 116 bin hektar
Her gün: 320 hektar
Her saat: Yaklaşık 18,5 futbol sahası büyüklüğünde tarım toprağı yok oluyor.
Kişi Başına Düşen Toprak %32 Azaldı
Nüfus artarken tarım arazilerinin azalması, kişi başına düşen üretim alanını da vurdu.
2002 Yılında: Kişi başına 4,09 dekar.
Günümüzde: Kişi başına 2,79 dekar.
Gürer, "Daha çok insanı, daha az toprakla beslemeye çalışıyoruz. Bu durum Türkiye’nin gıda egemenliği için ciddi bir risktir" dedi.
Neden Üretimden Kaçılıyor?
Ekilen tarla miktarındaki 1 milyon 113 bin hektarlık düşüşün nedenlerini sıralayan Ömer Fethi Gürer, şu faktörlere dikkat çekti:
Yanlış Kullanım: Verimli arazilerin imara ve sanayiye açılması.
Maliyet Baskısı: Artan girdi maliyetleri ve düşük alım fiyatları.
Planlama Eksikliği: Yetersiz sulama ve desteklemelerin zamanında yapılmaması.
Borç Yükü: Çiftçinin tüccara mahkûm edilmesi ve icra takipleri.
Çözüm: Kamucu ve Planlı Tarım
Tarımın bir milli güvenlik meselesi olduğunu belirten Gürer, çözüm için kamucu politikalar, kooperatifçiliğin desteklenmesi ve planlı tarım vurgusu yaptı. Gürer, "Toprağını kaybeden ülke, gıda bağımsızlığını da kaybeder" diyerek yetkilileri acil önlem almaya çağırdı.