Ekonomi

SGK uzmanından asgari ücret ve emekli aylıkları için flaş tarih!

Yaz döneminin gelmesiyle beraber çalışma hayatının en önemli başlıkları olan emekli aylıkları, asgari ücret seviyeleri ve olası ara zam senaryoları yeniden ülkenin birincil gündem maddesi haline geldi. Sosyal Güvenlik Müşaviri Özgür Erdursun, piyasaların kilitlendiği haziran ayı tüketici fiyat endeksinin Türkiye İstatistik Kurumu tarafından yaklaşık yüzde 1,3 seviyelerinde duyurulabileceğini öngördü. İşte tüm detaylar...

Abone Ol

Bu tahminin gerçeğe dönüşmesi durumunda, SSK ve Bağ-Kur çatısı altındaki emeklilerin alacağı enflasyon farkı payının yaklaşık yüzde 18 seviyelerinde oluşacağı hesaplanıyor. Diğer taraftan, toplu sözleşme şartları ve enflasyon farkı formülüyle maaş alan memur ile kamu emeklilerinin gelirlerinde ise yüzde 14 civarında bir yükselişin gerçekleşmesi bekleniyor.

Taban aylıklarda meclis kararı ve ağustos takvimi

Özgür Erdursun, mevcut enflasyonist verilere göre yapılan teknik hesaplamalarda en düşük emekli aylığının normal şartlarda 23 bin 600 TL seviyesine tırmanması gerektiğine işaret etti. Ancak uzman isim, bu artış oranının otomatik bir sistemle maaş hesaplarına yansımayacağının altını kalın çizgilerle çizdi. Taban maaş limitinin yükseltilebilmesi için Türkiye Büyük Millet Meclisi bünyesinde yasal bir düzenleme yapılması zorunluluğu bulunuyor. Meclis'in çalışma takvimi göz önüne alındığında, ilgili kanun maddesinin temmuz ayındaki ödemelere yetişmeme ihtimali oldukça yüksek görünüyor. Yasal mevzuatın gecikmesi halinde, en düşük kademeden maaş alan milyonlarca emekli temmuz ayında da mevcut taban tutar olan 20 bin TL üzerinden ödeme almaya devam edecek. Hükümetin düzenlemeyi ağustos ayına yetiştirmesi durumunda ise yeni zamlı aylıklar ile temmuz ayından doğan maaş farkları bir arada ödenebilecek.

Bütçedeki tamamlama formülleri ve asgari ücret tahmini

Ekonomi yönetiminin en düşük emekli aylığını tam olarak hesaplanan 23 bin 600 TL sınırında bırakmayabileceğini söyleyen Erdursun, kamuoyundaki beklentileri yönetmek adına bu tutarın 24 bin TL ya da 25 bin TL seviyelerine yuvarlanabileceğini ifade etti. Buna karşın, sosyal medyada dolaşıma giren 36 bin TL gibi fahiş rakamların mevcut makroekonomik dengeler ve bütçe disiplini dahilinde hiçbir şekilde gerçekçi bir karşılığının bulunmadığı vurgulandı. Milyonlarca işçinin beklediği asgari ücrete ara zam başlığında ise beklentiler oldukça zayıf seyrediyor. Mevcut piyasa koşullarında temmuz ayında asgari ücrete güçlü bir ara dokunuş yapılma olasılığının son derece düşük olduğu, çalışan kesimi rahatlatacak asıl kapsamlarda köklü adımların 2027 yılının başına saklandığı öne sürüldü.

Büyük ekonomik kırılma 3 Ocak 2027 tarihinde yaşanacak

Son dönemde kulislerde konuşulan erken seçim iddialarına da değinen Erdursun, içinde bulunulan 2026 senesi içerisinde herhangi bir sandık ihtimali öngörmediğini dile getirdi. Türkiye ekonomisinin oldukça hassas bir patikadan geçtiğini hatırlatan uzman, siyasi iktidarın tam anlamıyla bir seçim ekonomisi uygulayabilmesi için sadece emekli grubuna zam yapmasının yeterli kalmayacağını belirtti. Finansal sistemde asıl büyük dönüm noktasının 3 Ocak 2027 tarihinde açıklanacak verilerle başlayacağını iddia eden Erdursun, bu tarihten itibaren hem ücret politikalarında hem de piyasaya nakit pompalanması hususunda çok daha belirgin kararların alınacağını savundu. 2027 yılına girilirken asgari ücrete çok güçlü bir zam artışı yansıtılması, iş dünyasına yönelik uygun şartlı finansman paketlerinin sunulması ve genel piyasayı canlandıracak genişlemeci adımların atılması en güçlü senaryolar arasında yer alıyor.