Hukukçular ve mali uzmanlar, yeni düzenlemenin vergi adaletsizliğini daha da derinleştirdiğini belirterek uygulamanın detaylarına dikkat çekiyor.
"İki Kat Fazlası" İbaresi Vergileri Üçe Katladı
Emlak Vergisi Kanunu'nun geçici 23. maddesinde geçmişte 7061 sayılı Kanun ile yapılan düzenleme, metrekare birim değerlerindeki artışı gelecek dönemler için en fazla yüzde 50 ile sınırlandırmıştı. Fakat 7566 sayılı Kanun ile bu tavan uygulaması terk edilerek, doğrudan alınacak vergi tutarı üzerinden bir sınır belirlendi. Yeni düzenlemede 2026 yılı emlak vergisi tutarının, 2025 yılında ödenen tutarın "iki kat fazlasını" aşamayacağı hükme bağlandı. Hukuk uzmanları, "iki kat fazlası" ifadesinin mevcut vergiyle birleştiğinde toplamda yüzde 300'lük (üç kat) bir artışa denk geldiğini ve belediyelerin de vergileri bu en üst sınırdan tahsil etme yoluna gittiğini vurguluyor. Hiçbir taşınmaz değerinin bir yıl içinde bu ölçüde artmamasına rağmen uygulanan bu tarife, fahiş vergi faturalarını beraberinde getirdi.

Vergi Yargısında Hukuksal Denetim Tıkandı
Metrekare birim değerlerindeki afaki artışlara karşı vatandaşların başlattığı hukuk mücadelesi de yargı aşamasında engellere takıldı. Vergi mahkemelerinin, artan dava yükünü ve arazilerde yapılacak bilirkişi keşiflerinin getireceği yoğunluğu dikkate alarak davaları reddettiği belirtiliyor. Mahkemelerin, "7566 sayılı Kanun ile vergi artışına zaten bir sınır çizildiği" gerekçesiyle ret kararları verdiği ve bu kararların istinaf mahkemelerince de onandığı ifade ediliyor. Hukuk çevreleri, vatandaşların itirazının vergi tutarına değil, doğrudan arsa metrekare birim değerlerine olduğunu hatırlatarak, mahkemelerin birim değerleri incelemeden dosyaları kapatmasının artışların fahiş boyutlarda kalmasına zemin hazırladığını savunuyor.
Dar Gelirliler ve Emekliler İlave Yük Altında
Emlak vergisindeki bu dramatik artışlar yalnızca yüklü servet sahiplerini değil; kıt kanaat geçinen emeklileri, borçlanarak ev sahibi olanları ve baba evine sığınan dar gelirli aileleri de derinden etkiledi. Vergi faturalarındaki bu sürpriz yükselişin yanı sıra, sınırların aşılması sebebiyle pek çok mülk sahibinin önümüzdeki yıl "Değerli Konutlar Vergisi" kapsamına girme tehlikesiyle karşı karşıya olduğu uyarısı yapılıyor.
Uzmanların hesaplamalarına göre; 7566 sayılı Kanun öncesinde emlak vergisi artışları izleyen yıllarda yeniden değerleme oranının yarısı kadar yapılırken, yeni dönemde bu artış doğrudan yeniden değerleme oranı kadar olacak. Örneğin, 2025 yılında 20 bin TL emlak vergisi ödeyen emekli bir mükellefin faturası 2026'da 60 bin TL'ye fırladı. Gelecek yıl yeniden değerleme oranının yüzde 35 olması durumunda ise bu rakamın 81 bin TL'ye kadar çıkabileceği belirtiliyor.
Vergi Adaleti İçin "Bir Kat" Formülü Önerisi
Vergi mükelleflerinin her geçen gün artan şikayetleri üzerine, uzmanlardan mağduriyetleri giderecek kanun değişikliği önerileri gelmeye başladı. Ağır vergi yükünü hafifletmek ve adaleti tesis etmek amacıyla, 7566 sayılı Kanun'un geçici 23. maddesinde yer alan “iki kat fazlası” ifadesindeki "iki" rakamının "bir" olarak değiştirilmesi talep ediliyor.
Yapılacak bu değişiklikle birlikte belediyelerin bütçe planlamalarının zarar görmemesi için de ek bir çözüm sunuluyor. Buna göre, birinci taksit döneminde vatandaşlardan tahsil edilen fazla tutarların nakden iade edilmesi yerine, sonraki vergi taksitlerinden mahsup edilmesine yönelik bir yasal çerçevenin oluşturulabileceği ifade ediliyor. Gözler şimdi, her geçen gün büyüyen bu krize karşı yasa yapıcıların atacağı adımlara çevrilmiş durumda.



