Günümüzde obezite ve hareketsiz yaşam, karaciğer sağlığını doğrudan hedef alıyor. Karaciğer hücrelerinde normalin üzerinde yağ birikmesi olarak tanımlanan karaciğer yağlanması, modern dünyanın en yaygın ama en çok ihmal edilen sağlık sorunlarından biri haline geldi. Prof. Dr. Sedat Karademir, bu tablonun ilerleyen aşamalarda geri dönüşü olmayan hücre hasarlarına, karaciğer yetmezliğine ve hatta kansere zemin hazırladığını belirtti.

Türkiye'nin En Yakışıklı Erkeği Belli Oldu: Mister Türkiye 2026 Doğukan Navdar!
Türkiye'nin En Yakışıklı Erkeği Belli Oldu: Mister Türkiye 2026 Doğukan Navdar!
İçeriği Görüntüle

"Sirozu Olmayanlarda Bile Kanser Görülebiliyor"

Genellikle siroz sonrası geliştiği düşünülen karaciğer kanserinin, son yıllarda sadece yağlanması olan hastalarda bile görülebildiğine dikkat çeken Prof. Dr. Karademir, "Özellikle diyabeti olan, hızlı kilo alan ve karaciğer enzimleri yüksek seyreden kişilerin takibi hayati önem taşıyor. Ultrasonografi, kan testleri ve gerekli durumlarda MR ile düzenli taramalar yapılmalı" dedi.

Küçük Değişimler, Büyük Sonuçlar

Karaciğer sağlığını korumanın yolunun mutfaktan ve hareketten geçtiğini belirten Karademir, umut verici bir noktaya parmak bastı: Mevcut kilonun yalnızca %7 ile %10 arasında kaybedilmesi, karaciğerdeki yağlanmayı belirgin şekilde geriletebiliyor. Akdeniz tipi beslenme ve düzenli yürüyüş gibi sürdürülebilir yaşam tarzı değişiklikleri, karaciğeri yenilerken kanser riskini de minimize ediyor.

Kaynak: Haber Merkezi