Etkili olan şiddetli sağanak yağış ve sel baskınlarının ardından araçları zarar gören vatandaşları yakından ilgilendiren önemli bir hukuki hak gündeme geldi. Özellikle kasko sigortası bulunmayan araç sahipleri, zararlarının altyapı yetersizliği veya kamu hizmetindeki ihmal nedeniyle meydana geldiğini ortaya koymaları halinde ilgili kamu idaresinden tazminat talep edebiliyor. Ancak bu hak, her sel olayında otomatik ödeme yapılacağı anlamına gelmiyor. İdarenin sorumluluğu, zararın meydana geliş şekline ve olayın koşullarına göre belirleniyor.

KASKOSU OLMAYAN SÜRÜCÜLER DE TAZMİNAT İSTEYEBİLİR

Kocaeli'de ve İstanbul'da yaşanan yoğun yağışlar nedeniyle bazı yolların su altında kalması, araçların sel sularına maruz kalması ve ulaşımda yaşanan aksamalar, sürücülerin maddi zararlarını gündeme taşıdı.

Kasko sigortası bulunmayan vatandaşların, araçlarında oluşan hasarları mutlaka kendi imkânlarıyla karşılaması gerekmiyor.

Türk hukukunda kamu idareleri, sorumluluk alanlarındaki hizmetlerin gerektiği gibi yürütülmemesi nedeniyle meydana gelen zararlardan belirli koşullarda sorumlu tutulabiliyor.

Özellikle yağmur suyu tahliye sistemlerinin yetersiz olması, mazgalların bakımsızlığı, drenaj kanallarının tıkanması veya gerekli önlemlerin alınmaması nedeniyle oluşan zararlar, hizmet kusuru kapsamında değerlendirilebiliyor.

Danıştay kararlarında da sel ve su baskınlarında kamu idarelerinin sorumluluğunun araştırılması gerektiği vurgulanıyor.

ALTYAPI YETERSİZLİĞİ TAZMİNAT GEREKÇESİ OLABİLİR

Sel nedeniyle meydana gelen her araç hasarından belediyeler veya diğer kamu kurumları doğrudan sorumlu sayılmıyor.

Ancak su baskınının oluşmasında altyapı hizmetlerinin yetersizliği, gerekli bakım çalışmalarının yapılmaması veya risklerin önceden bilinmesine rağmen tedbir alınmaması etkili olmuşsa tazminat sorumluluğu ortaya çıkabiliyor.

Örneğin yağmur suyu kanallarının kapasitesinin yetersiz kalması veya tıkanmış mazgalların temizlenmemesi sonucunda bir aracın su altında kalması halinde, bu durum hukuki incelemeye konu olabiliyor.

Danıştay 8. Dairesinin 16 Nisan 2025 tarihli kararında, sel nedeniyle zarar gören bir araçla ilgili uyuşmazlıkta, doğal afetin tek başına idarenin sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağı ve her olayın özel koşullarının değerlendirilmesi gerektiği ifade edildi.

SELDE ARACI ZARAR GÖRENLER NE YAPMALI?

sel nedeniyle aracı hasar gören vatandaşların, tazminat başvurusunda bulunabilmek için öncelikle zararlarını belgelendirmesi büyük önem taşıyor.

Bu kapsamda sürücülerin şu adımları izlemesi öneriliyor:

Araçtaki hasarı, selin meydana geldiği bölgeyi ve su seviyesini fotoğraf veya videoyla belgelemek.

Olay yerine gelen polis, jandarma, itfaiye veya diğer ekiplerin düzenlediği tutanakları temin etmek.

Aracın hasarının büyüklüğünü servis raporu, ekspertiz veya bilirkişi incelemesiyle belirlemek.

Tamir faturalarını, çekici masraflarını ve diğer zarar belgelerini saklamak.

İstanbul'da Okullar 1 Gün Tatil Edildi
İstanbul'da Okullar 1 Gün Tatil Edildi
İçeriği Görüntüle

Zararın altyapı eksikliğiyle bağlantısını gösteren delilleri toplayarak sorumlu idareye yazılı başvuruda bulunmak.

Özellikle araç onarılmadan önce hasarın belgelenmesi, sonradan ortaya çıkabilecek uyuşmazlıklarda önem taşıyor.

TAZMİNAT BAŞVURUSU HANGİ KURUMA YAPILACAK?

Sel nedeniyle aracı zarar gören sürücülerin başvuracağı kurum, hasarın meydana geldiği yer ve altyapının hangi idarenin sorumluluğunda olduğuna göre değişiyor.

Bu nedenle başvurudan önce zararın oluştuğu alanın hangi kurumun görevinde bulunduğunun belirlenmesi gerekiyor.

Yanlış kuruma başvuru yapılması veya gerekli başvuru süresinin kaçırılması, hukuki süreçte hak kaybına neden olabilir.

TAZMİNAT BAŞVURUSUNDA SÜRE SINIRINA DİKKAT!

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 13. maddesine göre, idari eylemler nedeniyle zarara uğrayan kişilerin, zararı ve ilgili idari eylemi öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl, her durumda eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye başvurması gerekiyor.

İdarenin talebi kısmen veya tamamen reddetmesi ya da 30 gün içerisinde cevap vermemesi durumunda, yasal dava açma süresi içinde yargı yoluna başvurulabiliyor.

İdare mahkemelerinde genel dava açma süresi 60 gün olmakla birlikte, somut olayın niteliği ve özel hukuki düzenlemeler süre hesabını etkileyebiliyor.

BELEDİYE SELİ GEREKÇE GÖSTEREREK SORUMLULUKTAN KURTULABİLİR Mİ?

Selin doğal afet olması, ilgili idarenin her durumda sorumluluktan kurtulacağı anlamına gelmiyor.

Danıştay içtihatlarına göre yağışın olağanüstü nitelik taşıyıp taşımadığı, altyapı sistemlerinin yeterliliği, gerekli önlemlerin alınıp alınmadığı ve zararın önlenebilirliği birlikte değerlendiriliyor.

Özellikle hizmet kusurunun zararın oluşmasına veya büyümesine katkıda bulunması halinde idarenin tazminat sorumluluğu gündeme gelebiliyor.

Buna karşılık, öngörülemeyen ve önlenemeyen olağanüstü bir olayın mücbir sebep oluşturduğu tespit edilirse idarenin sorumluluğu azalabiliyor veya ortadan kalkabiliyor.

KOCAELİ'DE SELDEN ZARAR GÖREN ARAÇ SAHİPLERİ İÇİN HUKUKİ YOL AÇIK

sel nedeniyle araçlarında maddi hasar oluşan vatandaşlar, kasko sigortaları bulunmasa bile hukuki haklarını araştırabiliyor.

İlgili idarenin hizmet kusuru ile meydana gelen zarar arasında bağlantı kurulması durumunda, onarım bedeli ve belgelendirilebilen diğer maddi zararlar için tazminat istenebiliyor.

Ancak tazminatın ödenmesi; hasarın ispatına, kusur durumuna, sorumlu kurumun belirlenmesine ve gerektiğinde mahkeme incelemesine bağlı bulunuyor.

Bu nedenle sürücülerin hasar belgelerini saklaması, başvuru sürelerini kaçırmaması ve hukuki destek alması önem taşıyor.

Kaynak: NTV