Öncelikle 14 Mayıs’ta vatandaşlığımızın en büyük sorumluluklarından , görevlerinden biri olan oy kullanma , seçme hakkını tüm vatandaşlarımızın kullanması gerekiyor. Türkiye sandığa gitme , seçme hakkını kullanma noktasında oldukça katılımcı ve sandığa değer veren bir ülke. Bu seçimde de çok yüksek bir katılım olacağına hiç şüphem yok.

Sandık Kutsaldır !

Türkiye 14 Mayıs’ta tercihini yapacak. 14 Mayıs akşamı muhtemelen 22:00 – 23:00 saatleri arasında Türkiye’nin 13. Cumhurbaşkanı’nı öğrenmiş olacağız.( En kötü 2. Tur seçim akşamı ) Aynı gün parlamentoda milleti temsil edecek vekilleri de belirlemiş olacağız. Şimdiden seçimin ülkemize ve milletimize hayırlar getirmesini diliyorum.

Türkiye sandıkta kararını verecek , Türk Milleti ne derse , kime güvenir, kimi seçerse , biz ferdi olarak desteklemiş veya desteklememiş olsak da hepimizin , Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin Cumhurbaşkanı olacak sandıktan çıkan isim .

Demokrasinin gereği ve gerçeği budur,  toplumun çoğunluğunun kabul ettiği kişiler ve siyasi partiler o toplumu yönetir . Toplum yönetimden memnun olmadığı   zaman  sandıkta gereğini yapar , takdir ettiği zaman da yine sandıkta gereği buna göre yapar.

Demokratik süreci bu şekilde anlatmamın sebebi özellikle sosyal medyada son dönemde çıkan seçim akşamı ve sonrası ile ilgili çıkan bir takım söylentiler.

Seçim akşamı yok şöyle olacak , yok bir takım kesimler şu şekilde olaylarda bulunacak. Türk toplumuna ve demokrasisine sonuna kadar güvenen bir birey olarak bu saçmalıkları dillendirmeyi dahi ,  milletime ve Türk demokrasisine ihanet olarak gördüğüm için dillendirmiyorum. Fakat eminim bu yazıyı okuyan herkes bu şekilde bir takım deli saçmaları duyuyordur.

14 Mayıs günü Türk Milleti büyük bir feraset ile sandığa gidecek ve Türkiye’nin 13. Cumhurbaşkanı’nı ve parlamentoyu belirleyecektir. Sandıktan hangi sonuç çıkarsa çıksın Türk Milleti sandığa saygı duyacak ve demokratik bir toplumun vereceği tepkiyi verecektir.

Seçim dönemlerinde tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de tansiyon yükselebilir, siyasi söylemler sertleşebilir. Siyasetin içerisinde her zaman bu süreçler yaşanır. Türk siyasetçileri de , Türk Toplumu da bunu çok iyi bilir. Bu süreç 14 Mayıs' ta sonlanacak ve siyasette, siyasi söylemlerde, toplumda normalleşecektir.

Şunu asla unutmamalıyız; bu bir yönetme yarışıdır, Güçlü Türkiye hedefinde hizmet etme yarışıdır. Millet olarak bize düşen en büyük sorumluluk bu yarışın kazananı kim olursa tebrik etmek , devletimizin, milletimizin yanında durmak olacaktır.

Cumhuriyetimizin 100. yılında Güçlü , bağımsız bir Türkiye uğrunda giden bu yolda seçimlerin Ülkemize, milletimize , tüm Türk ve İslam dünyasına hayırlar getirmesini diliyorum…