Yatırımcıların güvenli liman olarak gördüğü değerli maden piyasasında son günlerde yeni bir dolandırıcılık yöntemi baş gösterdi. Kanunlara aykırı bir şekilde Darphane haricindeki yetkisiz merkezlerde üretilen taklit altınlar, hiçbir şüphe çekmeden tüketiciye satılabiliyor. Ayar ve ağırlık bakımından standartların altında olan bu yasa dışı ürünler, vatandaş yastık altındaki birikimini nakde çevirmek için kuyumcu tezgahına gittiğinde ortaya çıkıyor.
İKİNCİ BASKI ALTIN NASIL ANLAŞILIR?
Sektör temsilcilerinden Sönmez, merdiven altı mekanlarda üretilen bu madenleri sıradan bir alıcının fark etmesinin çok güç olduğuna dikkat çekiyor. İşlemlerin mutlaka kurumsal yerlerden yapılması gerektiğini belirten uzman isim, ürün üzerindeki fiziksel kusurlara dair şu teknik detayları paylaşıyor:
"Bu şekilde basılan altınların detayları genellikle Darphane basımına göre daha az net veya pürüzlü olur ancak bunu çoğunlukla uzman kuyumcular hassas ayar cihazlarıyla fark edebilir. İkinci basım altınların ayarı düşük olduğu için baskı sırasında Atatürk figürü ve diğer yazılar net çıkmayabilir. Bu bir kanıt olabilir. Ayrıca ürünün sertliği de bunu gösterebilir ancak bunu vatandaş ayırt edemeyebilir."
BİRİKİMİ KORUMANIN YOLU KUTU VE FATURADAN GEÇİYOR
Görünüşte sorunsuz gibi duran ancak içinde eksik maden barındıran bu ürünler satılmak istendiğinde, kuyumcular tarafından gerçek piyasa değerinin çok daha altında bir fiyata alınıyor ve vatandaş doğrudan zarara uğruyor. Olası mağduriyetlerin önüne geçmek için tüketicinin kendi güvenlik önlemini alması şart. Sönmez, güvenli alışverişin formülünü şu sözlerle özetliyor:
"Altın alırken mağduriyet yaşamamak adına güvenilen, kurumsal ve köklü kuyumcuları tercih etmenizi öneriyoruz. Altın alan vatandaşlarımızın firmanın kendi kutusu olmasına, kurdelesinde isim yazmasına veya küçük etiketlerinin bulunmasına dikkat etmeleri gerekir. Ayrıca altının fiş ya da fatura gibi belgelerini almayı unutmamaları büyük önem taşıyor."




